Kitab Ana ve Baba

Başka izdivaçların üzerinden yıllar geçince lahatturların, büyümüş çocukların, şefkatlerin, menfaatlerin karı kocayı birbirine baglayan dügümü..
Reklam
Hastanenin koridorlarındaki insanların yüzlerine baka baka, bir ölüm hastasına geldigini unutuyordu. Ölüm, burada fabrika eşyasına dönmüştü; tadı kalmamıştı; burası, ıstırabın magazalaşan binasıydı. Burada ölenlere ağlamak, bir alışverişe, bir magazanın paket yapıp verdiği kumaşa aglamak kadar tuhaf olacaktı. Sokak kapıları gibi numaralı hastalarla, makbuzlu ölülerle bu bina feciydi: Aşkın umumhanelerde kaybolan güzelliğini, ölüm, hastanelerde kaybediyordu. Açık bir koguşta yanyana yatan hastaları gördü; ıstıraplarını anlatacak adam aramamak şartıyla yatan yüzlerce mustarip -halbuki on hasta vardı- bir kapının dar çerçevesine sığıyordu. Bu hastanede yatmadığı için anasını ölüm hastalarının en mesutu buldu. Hastane hademelerinin ölüme memur suratıyla bakan çehrelerinden aldıgı lakayıtlıkla Kadri'nin odasına sakin yüzle girecegini sanıyordu; kapı açılınca birdenbire girmedi; eşikte mıhlandı.
igrencsin iğrenç
Bir muddetten beri Zehra da eskimişti; bedava kadın olmaktan başka kıymeti kalmamıştı; istediği kadını seçecek parası olmadığı için Zehra'ya tahammül etmek ... Aşk buna mı derlerdi? Fakat Zehra, üstünden bir hafta, on gün geçince bir aşk kadar güzelleşiyordu
Bir ölüm hastası için, ziyarete gelen adam, hastanın hala yaşadıgını anlatan biriydi; hasta, gelen adamla beraber yaşamaya, onun kadar kendini hayatta bulmaya başlardı, bu ziyaret, hastanın çıkamayacagı sokagın hastaya gelmesi, dışarının odaya girmesiydi.
mesela Bergama'daki Zeus Sunağı, çalıp bir de Pergamon Müzesi yaptılar
Almanlar için, "Memleketin kalbini çaldılar, kanmadılar; barsaklarını da aşırdılar. Profesör Peştaynlerini gönderdiler. Memlekette harabe bırakmadılar, toprakların koynunu, karnını avuç avuç taşıdılar" dedi
Reklam