Kitab Ana ve Baba

Puan vermedi·192 syf.··
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2022 08:39
·
2022 38. kitabı
Falih Rıfkı Atay
8.5/10 · 14,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2022 08:37
Schopen abi baya sinirli, çok okuyanlara, düşünmeyenlere, sorgulamayanlara, dili haddinden fazla kesip bicenlere. Okurken sanki öğretmenine ödev sunmuş öğrenci gibi okudum. Acaba bu hatalar bende var mi diye düşüne düşüne bihal oldum. Okumalarını yogunlastiranlarin ilk okumasi gereken kitapmis meğerse. Nezire Torun Hanimefendi vesilesi ile öğrenmiş oldum. Okuyun okutun.
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,842 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2022 37. kitabı
Arthur Schopenhauer
8.3/10 · 4.842 okunma
daha da harika bir tespit
Fakat okurken zihnimiz aslında başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey değildir; ve sonunda onlar bizden ayrılır, geriye kalan nedir? Ve dolayısıyla öyle olur ki çok fazla—yani neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin, eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder, tipki at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan pek farklı değildir: Okumak onları ahmaklaştırır. Çünkü her boş vakitte okumak ve sürekli olarak sadece okumak zihni, mütemadiyen elle çalışmaktan daha fazla felç edici bir etkiye sahiptir, zira bu ikinci durumda uğraş kişiye kendi düşüncelerini takip edebilme imkânı sunar. Nasıl ki yabancı bir cismin ağırlığı üzerinden hiç eksik olmayan bir çelik yay sonunda esnekliğini kaybeder; başka bir kimsenin düşünceleri sürekli olarak üzerinde bir baskı yahut tazyik unsuru olarak varlığını koruyan bir zihin de körelir, keskinliğini kaybeder. Sürekli yiyerek bir kimse midesini bozar ve böylelikle bütün bedenine zarar verirse, zihin de düşünce malzemesiyle lüzumundan fazla beslenerek boğulabilir. Çünkü bir kimse ne kadar fazla okursa, okuduklarından kalan izler de kaçınılmaz olarak o kadar az olacaktır: Zihin, üzerine tekrar tekrar yazı yazılan bir tablete benzer. Derin derin düşünmeye zaman yoktur* ve okunan şeyler ancak derin düşünmeyle hazmedilebilir, nasıl ki aldiğımız gıdalar bizi yemekle değil sindirimle beslerse. Eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa okudukları kök salmaz, büyük bölümü itibariyle kaybolur. Gerçekten de bedensel gıdalarımızla zihinsel gıdalarımiz arasında durum hemen hemen aynıdır: insanın yediklerinin beşte biri ancak hazmedilir, geri kalan buharlaşmayla, terlemeyle ve
Sayfa 62·Kitabı okudu
Harika bir tespit
Onun yegâne gerçek zevkleri duyumsal türden olanlardir ve diğerlerinin kaybının zararını bunların telafi edeceğini düşünür. Onun için havyar ve şampanya hayatın doruk noktasıdır; hayatının hedefi bedensel gönencine katkıda bulunacak ne varsa onu elde etmektir ve eğer bu onu biraz sıkıntıya sokar, zahmet verirse haddizatında o bundan mutluluk duyar. Eğer hayatın lüksleri gökten başına yağacak olsa, o kaçınılmaz olarak bundan sıkılacaktır ve can sıkıntısına karşı çok çeşitli ilaçları vardır—danslar, tiyatrolar, partiler, kâğıt oyunları, bahis ve kumar, atlar, kadınlar, içki, seyahat ve daha bir yığın benzeri; bunların hiçbiri onu can sıkıntısına karşı koruyamaz, çünkü zihinsel ihtiyaçların olmadığı durumda, zihinsel zevkler mümkün değildir.
Sayfa 58·Kitabı okudu