Twenge'in “Ben Nesli” [iGen] adını verdiği 1995-2012 doğumlu gençler ile onlardan hemen önceki Y kuşağı mensupları arasında hatırı sayılır farklılıklar gözlemleniyor. En önemli ve en tatsız değişimler ise Ben Nesli'nin ruh sağlığıyla alakalı. Twenge, gençler arasında depresyon ve intiharın birdenbire büyük bir artış gösterdiğini yazıyor; görünüşe göre bunun sebebi de kaygı bozukluklarındaki muazzam artış. “Ben Nesli'nin uzun yıllardır görmediğimiz kadar vahim bir ruh sağlığı krizinin eşiğinde olduğunu söylemek abartı olmayacaktır.”
Peki bu değişimleri tetikleyen şey neydi? Yukarıda bahsettiğim ruh sağlığı uzmanı gibi Twenge de akıllı telefonların yaygınlaşması ile ruh sağlığındaki değişimlerin “tam olarak” aynı anda meydana geldiğini belirtiyor. Twenge'e göre Ben Nesli’nin belirleyici özelliği şu: iPhone'ların ve sosyal medyanın içinde büyüyen bu gençler, kesintisiz internet erişiminin olmadığı bir dönemi hatırlamıyorlar. Bu özelliğin bedelini de ruh sağlıklarıyla ödüyorlar. “Bu kötüye gidiş büyük ölçüde telefonlarıyla alakalı,” sonucuna variyor Twenge.
Gençler arasındaki bu anksiyete salgınını New York Times Magazine için araştıran Benoit Denizet-Lewis, buna sebep olabilecek bir sürü makul neden arasında sürekli olarak karşısına akıllı telefonların çıktığını fark etmiş. Kaygılı çocukların Instagram'dan önce de var olduğunu belirten Denizet-Lewis, bununla birlikte, konuştuğu birçok ebeveynin “çocuklarının gün boyu mesajlaşma, sosyal medyada gönderiler paylaşma, akranlarının filtrelenmiş maceralarını takıntılı biçimde takip etme gibi dijital alışkanlıklarının yaşadıkları sorunların kaynaklarından biri” olabileceğinden endişe duyduğunun altını çiziyor.
Denizet-Lewis ilk başta gençlerin bu iddiayı klasik anne baba dırdırı olarak algılayıp reddedeceklerini düşünmüş ama