Kitle maruz kaldığı dürtülerin kölesidir. İzole
birey, kitlenin bir parçası olan kimseyle aynı uyaricı sebeplere maruz kalabilir ancak izole bireyin beyni, ona bu sebeplere boyun eğmenin sakıncalarını gösterdiğinden birey boyun eğmekten kaçınır. Bu hakikat, izole bireyin refleks eylemleri üzerinde egemenlik kurma yetisine sahip olduğunu ama bir kitlenin bu yetiden yoksun olduğunu söyleyerek fizyolojilk olarak ifade edilebilir.
çünkü tüketim malları üzerinden günlik
olarak küçük paralar halinde ödendiği, kitlelerin alışkanlıklarını bozmadığı için fark edilmez. Bunun yerine maaşlara ya da herhangi bir türden gelire tek kerede ödenecek nispi bir vergi koyun, bu yeni vergi kuramsal olarak öncekinden on kat daha hafif olsa da toplu protestolara neden olur. Bunun nedeni de görece yüksek olan bir toplamın onlara çok büyük gelecek, sonuç olarak hayal güçlerini zorlayacak olmasıdıt,
bunun farkında olmadıkları kuruş șeklindeki vergilerin yerine geçtiğini düșüneceklerdir.Yeni vergi eğer kurus kuruş alınsaydı hafif görünecekti ama bu ekonomik süreç bir miktar kitlelerin sahip olmadığı öngörüyü gerektirir.
Kitlelerin artan ilerici gücü ilkin kendilerini insan zihnine yavaş yavaş eken fikirlerin yayılmasıyla, sonra da kuramsal düşünceleri uygulamaya geçiren bireylerin yavaş
yavaş bir araya gelmeleriyle meydana geldi. Bu birleşme sayesinde kitleler, illa doğru olmasalar da apaçık bir biçimde tanımlanmış olan çıkarlarıyla alakal fikirlere erismis olup güçlerinin bilincine varmışlardır.