Gerçek olan doğanın nankörlüğüdür.
Doğa daha önce de söylediğimiz gibi ileriye dönüktür. Doğa canlıları gelenler ve gidenler olarak ikiye ayırır. Gidenlerin yüzü karanlığa, gelenlerin yüzü aydınlığa dönüktür. Bu yüzden yaşlılar açısından ölümcül, gençler açısından kendi iradelerine dayanmayan bir ayrılık vardır. Önce fark edilmeyen bu ayrılık, dalların gövdeden uzaklaşması gibi yavaşça gerçekleşir. Dallar gövdeden tamamen ayrılmasalar da ondan uzaklaşırlar. Bu onların suçu değildir.
Gençlik neşeye, şenliklere, aydınlıklara, aşklara uzanır. Yaslılık ise sona doğru ilerler. Birbirlerini gözden kaybetmeseler de artık birbirlerine sarılamazlar.
Gençler yaşamın, yaşlılar mezarın soğuğunu hissederler.