Erdemin haklı bir ödülü, günahın haklı bir cezası yoktur. Zaten ödül de verilse, ceza da verilse haksızlık edilmiş olur. Erdem de, günah da organizmalarımızın kaçınılmaz ifadeleridir, ikisinden birine mahkûmdur organizmalarımız ve ya iyi olmanın ıstırabını çekerler ya kötü olmanın. İşte bunun için hiçbir şey olmayan ve hiçbir şey yapamayan, dolayısıyla hiçbir şeyi hak etmeyen insanların hak ettiği ödüllerle cezaları bütün dinler başka dünyalara havale eder, hiçbir bilimin anlatamayacağı, hiçbir inancın gözümüzde canlandıramayacağı yerlerdir bunlar.
Dolayısıyla bütün samimi inançlardan, her kim olursa olsun, birilerini etkileme hevesinden vazgeçelim.