Şimdiye kadar hatadan ve yanılgıdan başka bir şey olmadığıml,hiç yaşamadığımı,sadece zamanı bilinçle,düşünceyle doldurduğum ölçüde var olduğumu biliyorum.Ve kendimi, gerçek düşlerle dolu bir uykudan uyanmış bir adam ya da bir deprem sayesinde,yaşadığı hücrenin aşina karanlığından kurtulmuş biri gibi hissediyorum
İnancın hayaletlerini bırakıp aklım hortlaklarıyla haşır neşir olmak,sadece ve sadece yeni bir hapishaneye geçmek demektir.Sanat bizi eskimiş,resmi putlardan olduğu gibi,gene alelade birer put olan yüce gönüllülükten ve toplumsal meselelerden de kurtarır.
Kişiliğini,onu yitirerek bulmak-inancın kendisi de,yazgımızın bu yönünü doğrular.