Gulshan21

Tek başına işlenen suç bir göktaşıdır.Sırtında sadece sahibine yer vardır.Ancak suç,varolan en güçlü tutkaldır.Suçun işlenmesinde payı olanların her biri,birbirine yapışır.Her ne kadar birbirlerinden kaçmaya çalışsalar da suç çekimi onların ayrılmasını engeller.Sanıldığı gibi suçun işlendiği yere değil,birbirlerine dönerler.Çünkü suç güvenli ve güvenilir değildir.
Reklam
Düşünüyordum da, şu hayat dediğimiz şeyin ne hoş ödülleri vardı; şuna buna hınç duymak,kin beslemek ne kadar yersizdi ve dostluklar kurabilmek ve kafa dengi kişilerle birlikle olabilmek ne kadar gıpta edilecek bir durumdu.

Gulshan21

, bir kitap okudu
Puan vermedi·215 syf.·
2019 2. kitabı
Hakan Günday
8.3/10 · 11,3bin okunma
İyilik, ilk öğretilendi.Ancak gerçek değildi.Yaratılması olanaksız eserler gibi, iyilik de bilinen boyutlar dahilinde var olamayacak kadar hayaliydi.Ancak bir yerde iyiliğin olduğuna inanan ve defalarca hayal kırıklığına uğramaktan mahvolmuş olan insanların yersiz çabaları, kendilerini tanımalarını engelliyordu.Savanlar, ihanetler ve yalanlar insana aitti.Ve pişmanlık ya da komşunun hayatını eleştirmek,iyi olmaya yetmiyordu.Hiç bir şey iyi olmak için yeterli değildi.Çünkü dünya ve insan eti, iyilikten yoksundu.İnsanlık, çizginin diğer tarafındaydı.Ancak iyilik ve kötülüğü ayıran sınıra o kadar yakındı ki, iyiliğin ne olduğunu biliyor, ancak hayata geçiremiyordu.Vicdan kelimesi ve duygusu, sınıra yakın olan bir kötüydü.Bu gerçeğin insan tarafından öğrenilmesinin zamanı gelmişti.Erişemeyeceği bir huzuru sürekli aramaktan vazgeçmeli ve kendisiyle çelişmekten delirmeye son vermeliydi.Gelişimini engelleyen yüksek amaçlara sahip olmayı bırakmalı ve iyiliğe ulaşmak yerine, içindeki kötülüğü dizginlemeyi öğrenmeliydi.Çünki her ne kadar yakın olsa da,iyilikle arasında asla aşamayacağı bir duvar vardı ve o duvara çarpıp parçalanmaktan vazgeçmiyordu.Her çarpışmada sınırdan daha da uzaklaşıyor ve kötülük topraklarının merkezine yaklaşıyordu.Ne yaratttığı dinler ne ahlak ne de yasalar.Hiç bir işe yaramıyordu.
İnsan,uzayda var olan yalnız bir varlık olduğunu anımsamadığ sürece sosyalleşmenin bedelini adsız acılarla ödemeye devam edecek.Duyguların,düşüncelerin en büyük düşmanı olduğunu öğrenmedikce,duyguların, sadece birer kelimeden ibaret olduğunu anlamadıkça,onların esiri olarak kalacak. Çünki duygular,insanın yalnızlığını reddedişiyle başlayan kurgunun sözlüğünde yer alırlar.Bu sözlükde her duygunun bir adı ve tanımı vardır.Önce adlar ve tanımlar ezberlenir,sonra da insan hissettiğini sanır.Oysa insan bir düşüncedir.Ne bedene ne bilinen üçboyuta sığabilecek yapıdadır.Düşüncenin ışık olduğunu anlayan insan,sadece ışığın boyun eğdiği kurallarla var olması gerektiğini bilir.Işığın duyguları yoktur.Bilinen dünyevi kurallar,önemsiz ve sonradan kurgulanmıştır.Kendini bedenden ibaret sananlar tarafından uydurulmuş bir yaşam biçimidir. Günümüz dünyası asla tatmin olmayan insanların ürünüdür.Tatminin gelmesiyse,düşünceden ibaret olduklarını anladıkları ve buna uygun davrandıkları güne kadar olanaksızdır.İnsan,Ben'iyle karşılaşana kadar acılar içinde solucanlar kadar kıvranacak ve tatminsizlik içinde boğularak ölecektir. İnsanın amacı ve varlık nedeni yaratarak yok olmaktır.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Reklam