Ama bu düşünceye sevinmedi: "belki bütün bunlar gerçeğe dönüştüğünde, yani hayatım olduğunda, onlar da bugünkü hayatım gibi sıradan, alışılmış, günlük olacak..."
Peki bu minibüs, işte şu “hat otobüsü” denen sallapati araba neden her gün, her saat aynı yoldan gidiyor; her gün pazarın, postanenin, bankın, sinemanın, hamamın, berberin önünden geçiyor?
Oysa istediği yoldan gidebilir, canı hangi sokağa isterse oraya sapabilir?!
Demek ki her şey olabilir.
Aklımdan kovduklarım, kuyuların dibine gömdüklerim, hakkında düşünmek bile istemediklerim – hepsi bir gün, beş yıl, on, on beş yıl sonra hayatım olabilir..