Giriş Yap

Anar Rızayev

Yazar
8.7
399 Kişi
1.303
Okunma
151
Beğeni
6,4bin
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Anar Rızayev (d. 14 Mart 1938, Bakü), Azerbaycanlı yazar, oyun yazarı ve film yönetmeni. 1966 yılında Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nin Filoloji Fakültesi'nden mezun olmuştur. Çalışma hayatına Nizami adına kurulmuş Edebiyat Müzesi'nde ilmi araştırmacı, Radyo ve Televizyon Komitesinde redaktör olarak başlamıştır. 1962-1964 yıllarında Moskova'da Ali Senan Kursunda, 1971-1972 yıllarında da Kinorejissura sanat okulunda okumuştur. Anar, "Qobustan" sanat dergisinin baş redaktörü (1968), Azerbaycan Tiyatro Cemiyeti'nin Riyaset Heyeti başkan yardımcısı (1976), Azerbaycan Yazıcılar İttifaqı ve Kinomaloğrafçılar İttifakı İdare Heyetlerinin üyesi olmuştur. Şimdi de Yazarlar Birliğinin başkanıdır. Emektar sanat adamı, Devlet Mükafatı ile onurlandırılmıştır. İlk defa 1960 yılında "Bayram Hesretinde" ve "Geçen İlin Son Gecesi" hikâyelerini yazarak mensur eserlere imzasını atar, Eserleri yirmiden fazla dile tercüme edilmiş, Sosyalist ülkelerde, ABD'de, Kanada'da, Japonya'da, Hindistan'da, Fransa'da, İran'da, Türkiye'de, Arap ülkelerinde, Finlandiya'da, vs. ülkelerde yayınlanmıştır. Piyesleri; Özbekistan'da, Ermenistan'da, Tataristan'da sahnelenmiş, "Qaravelli" piyesi, "Men, Sen, O ve Telefon", "Geçen Yılın Son Gecesi" televizyon oyunları Moskova'da gösterilmiştir. "Adamın Adamı", "Dante'nin Yubileyi", "Gürcü Familiyası", "Ağ Liman", "Macal", "Seherin Yay Günleri", "Beşmertebeli Evin Altıncı Mertebesi" -Bütün bu eserlerde XX. yüzyılın sonunun "hakikat makamları" bediifelsefi tahlilin temeline yerleştirilmiş, o yılların durgun ve pasif yönetimine Anarın itirazları aksettirilmiştir. "Ağ Liman", "Elaqe", "Macal", "Beşmertebeli Evin Altıncı Mertebesi" Anar'ın edebi felsefi görüşlerini birlikte ifade eden eserlerdir. İnsan geçmişini unuttuğu zaman, kan bağını kaybettiği zaman, yalana, kanunlara hizmet eden kulrobot haline gediği zaman manevi inançlardan uzaklaşır, onun için Altıncı Mertebe Kaybolur eserlerin üzerinde durduğu temel fikir budur. "Geçen İlin Son Gecesi"nde, "Şehrin Yay Günleri", "Sahra Yuxulan" piyeslerinde de aynı fikir dramatik olarak işlenir. Her üç eserde de insan, vicdan ve hakikat problemleri işlenir. Anar, maneviyat ve ahlak sorunlarını senaryolara konu eder. "Torpaq. Deniz. Od. Sema", "Gün Geçdi", "Dede Qorqud", "Dante'nin Yubileyi", "Üzeyir Hacıbeyov, Uzun Ömrün Akkordları" filmleri psikolojik felsefi tarzla çekilmiştir. Azerbaycan Devlet Akademik Tiyatrosu'nda sahnelenmiş "Adamın Adamı" piyesinin kuruluşu da Anar tarafından yapılmıştır. Anar aynı zamanda ünlü bir filologdur. Edebiyat ve sanat meselelerine dair birçok makalesi de mevcuttur. "Şairin Hüneri", "Anlamaq Derdi", "Aşıq Alesker", "Oxşarlıq ve Oxşarsızlıq", "Hezin Duygular" ve daha birçok makaleler, şerhler, Azerbaycan Edebiyatı'nın kıymetli numunelerindendir. "Seherin Yay Günleri" adlı eseri 1980 yılı Azerbaycan Devlet Mükafatı'na layık görülmüştür. Başlıca eserleri: -Beyaz Liman (destan), 1970; -Adamın Adamı (destanlar, hikâyeler, piyesler), B., 1977; -Beşmertebeli Evin Altıncı Mertebesi (destan ve roman), B., 1981; -Molla Nesreddin-66 (hi-kayeler, destanlar ve piyes), B., 1970; -Seçilmiş Eserleri (iki cilt), B., 1987.
Tam adı:
Anar Rasul Rzayev
Unvan:
Azerbaycanlı Yazar, Oyun Yazarı ve Film Yönetmeni
Doğum:
Bakü, Azerbaycan, 14 Mart 1938
Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
280 syf.
·
31 saatte okudu
·
9/10 puan
Tek Kelimeyle Muhteşem!
YouTube kitap kanalımdaki Azerbaycan edebiyatı videosunda bu muhteşem kitabı önerdim: youtubeto.ga/FM7RoOXGSok Hayatımda ilk kez Azerbaycan edebiyatı okuyorum ve bana başlıktaki cümleyi kurduran muhteşem bir kitap önermek istiyorum bugün size: Beş Katlı Evin Altıncı Katı. Hayatınızda hiç Anar Rızayev diye bir yazar duydunuz mu? Açıkçası ben de sizler gibi duymamıştım. Kitaplarını okudukça da neler kaçırdığımı fark ettim. Reklamlar önümüze o kadar çok popüler yazar fırlatıyor ki, biz bunlar arasından kendi zevkimizi ve keşfedilmemiş harika kitapları bulamıyoruz. Bence Ak Liman ile Beş Katlı Evin Altıncı Katı kitaplarında, mesela
Stefan Zweig
'ın novellalarından çok daha derinlikli duygular var. Yani Zweig ne kadar okunuyorsa Rızayev de bir o kadar okunmayı hak ediyor. Okura duygunun geçişi desen var, karakter işçiliği desen var, kurmaca desen var... Ama ne yazık ki popüler kültür bizim bu tür yazarlarla tanışmamızı engelliyor. İtiraf ediyorum, Anar Rızayev'i okumadan önce bu kadar güzel kitaplarla karşılacağımı düşünmüyordum. "Kimmiş ya bu Anar Rızayev sanki?" modunda takılıyordum. Sonrasında kitabın neredeyse her cümlesiyle birlikte bir kuyuya düştüm. Bazen kuyudan tırmanıp dışarı çıkmaya çalıştım bazen de o kuyunun bana sağladığı küçücük mekanlarla barıştım. Bu kadar abartmama bakmayın, ben bir kitabı abartıyorsam emin olun ki boşuna abartmıyorumdur. Hadi gelin, sizi harika bir alıntıyla tanıştırayım bu kitabın içinden: "Ben hiç kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ve şimdiye dek hiç kimseye de seni sevdiğimi söylemedim. İşte en büyük hakikat budur." (s. 84) Şu sevginin güzelliğine ve mahremliğine bakar mısınız? Ama gerçekten bakın. Sadece okuyup geçmiş olmak için okumayın. Düşünün, içselleştirin ve şimdiki herkese açık Instagram ve Twitter sevgileriyle birlikte karşılaştırın. Şimdi herkes evlendiğini, sevdiğini, hatta en çok kendisinin sevdiğini diğer herkese kanıtlamanın peşinde. Bu alıntıda ise hiç kimseyle paylaşılamayan, tek birisiyle paylaşılırsa bile o sevgiden bir şeyler kaybedileceğini düşündüren bir empati gizli. Ne saf bir sevgidir bu! Hem de ne gösterişsiz. Bu kitabın ana karakteri ne kadar Zaur olsa bile ben hep Tahmine'yi bir merkez olarak düşündüm. Aşk şehri Paris'te bir Zafer Takı vardır, belki görmüşsünüzdür. Paris'te bütün yollar ona çıkar, onda birleşir. İşte Tahmine'nin de bir Zafer Takı olduğunu düşündüm ben. Ona çıkan yollar ise Nimet, Manaf, Spartak, Muhtar ve Zaur'du. Hepsi tek bir kişide birleşiyordu işte. Biz de bazen bir kadını ya da bir adamı hayatımızın merkezine koyarız, bütün yolların istisnasız ona çıkmasını isteriz. Bazen yol çalışması olur o yollarda. Bazen de işaretlere anlam vermekte zorlanırız. Yanlış yollara girer dururuz. Ama ne güzeldir direksiyonu yanlış yollara çevirmek... Onlara gire gire doğru yolların tabelasını gösterir hayat bize. Bütün bunları bana yazdıran Anar Rızayev'e ise minnettarım. İnsanın içinde saklı kalmış en doğal duyguları dışarıda top oynamaya çağıran bir yazar bence Anar Rızayev. Ben de duygularımla birlikte top oynamayı öğrendim, bile bile gol yedim kendi kaleme, onlarla birlikte arabalar sürdüm, kumdan kaleler yapıp ayağımla bir bir üstüne bastım bu kitapla, çok zevk aldım onu okurken. Hatta yetmedi gittim filmini de izledim, Təhminə adında. Filmler, kitaplardan bir şeyler kaybolmasına sebep oluyor diye düşündüm. Diziler, filmler ya da videolar, kitapların yerini asla tutmuyor. Ben o siyah beyaz satırların aklımda rengarenk olabilmesine tutkun biriyim. Yine de bu kitabı okuyanlar Təhminə filmini de izlesinler. Onların gözlerindeki gerçek, çocuksu sevgiyi görsünler, içlerinde hissetsinler. Azerbaycan edebiyatı okuyalım, okutalım. Bu kitapların daha çok kişi tarafından bilinip okunması amacıyla Azerbaycanlı takipçilerime sesleniyorum: Ak Liman ve Beş Katlı Evin Altıncı Katı kitaplarını daha çok okur keşfetmeli, okumalı ve hissetmeli!
Beş Katlı Evin Altıncı Katı
9.1/10 · 735 okunma
·
44 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.8