.ı.lılı ᎷᏒᎻ.

.ı.lılı ᎷᏒᎻ.
@KitabiAlem
²⁶ɢ☆☆☆☆☆ʏ¹⁹⁰⁵ | ²⁰¹⁸₁₀₀₀ₖᵢₜₐₚ⁺¹⁵⁰ •️#304994159#305761115#305761415
Müslümanlığın Entelektüel İntiharı
♻️Robert Reilly’in Müslüman Bilincin Kapanışı kitabı, abartıya kaçmadan söylemek gerekirse etkileyici bir çalışma. Reilly, muhtemelen güçlü bir Katolik mü’min ama işini ciddiyetle yapmaktadır. Bu da bizlere, ciddi entelektüel çalışmalar karşısında duyulması gereken mahcubiyeti yeniden hatırlatmaktadır. İmam Gazâlî (1058–1111) belki de İslam tarihinin en etkili doktrinerlerinden ve kelamcılarından biridir. “İhyâ” adlı eserinde matematik ve tıp gibi bilimlerin ancak zaman zaman gerekli olabileceğini, bunların daha çok bu dünyaya ait ihtiyaçlarla sınırlı kaldığını belirtirken; “fıkıh”ın, yani şeriatın, hem dünya hem ahiret açısından yaşamsal önem taşıdığını vurguluyordu. Gazâlî’ye göre insan, yaratılışına ve doğasına uygun davranırsa zaten fıkha ihtiyaç kalmazdı. Ancak insanın hem kendisine hem de başkalarına zarar verme potansiyeli olduğu için, onu iki cihanda koruyacak kurallar bütünü olarak fıkıh zorunluydu. Bu nedenle fıkıh, insanlık ve din açısından vazgeçilmez bir düzen kurucuydu. Ancak Gazâlî’den sonra bugün İslam toplumlarının, doğrudan şeriatın korumayı amaçladığı can, mal, nesil ve akıl ilkeleri bakımından hazırlanan uluslararası İslamilik endekslerinde en dip sıralarda yer alması düşündürücüdür. Artık fıkıh, “Din, güzel ahlaktır” hadisinin işaret ettiği evrensel vicdan ve ahlak üretme kapasitesini de büyük ölçüde ümmet genelinde kaybetmiş görünmektedir. Eş‘arîlik ve Bilincin Kapanışı __“Hakem olayı” sırasında Hz. Ali’yi siyasal manevrayla zor durumda bırakan Muaviye’nin hakemi Ebû Musa el-Eş‘arî idi. Bu süreç, İslam dünyasında onarılamaz sonuçlar doğuracak Şii–Sünni ayrışmasının önemli kırılma noktalarından da biri oldu. İlginç olan ise daha sonra gelen ve akrabası sayılabilecek Ebû’l Hasan el-Eş‘arî’nin kurduğu Eş‘arî kelamının, sebep-sonuç
Makale|Yazı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kalp sağlığını destekleyen 3 basit atıştırmalık
▪︎Uzmanlar, sağlıklı atıştırmalık seçimlerinin kalp hastalığı riskini azaltmada önemli rol oynadığını belirtiyor. Kuruyemişler, probiyotik açısından zengin yoğurt ve yüksek kakao oranlı bitter çikolata kalp dostu seçenekler arasında gösteriliyor. Kardiyologlar, kalp sağlığını desteklemek için günlük atıştırmalık tercihlerinde besin değeri yüksek gıdalara yöneliyor. Uzmanlara göre Antep fıstığı, süzme yoğurt ve bitter çikolata; protein, lif ve antioksidan içerikleri sayesinde hem tokluk sağlıyor hem de kolesterol, tansiyon ve kan şekeri kontrolüne katkıda bulunuyor. Independent'ın haberine göre; Ryan Gindi, “Kuruyemişlerin kalorisi yüksek olarak bilinse de besin değeri oldukça zengindir. Araştırmalar, kilo vermeye yardımcı olabileceklerini, kolesterolü düşürebileceklerini ve diyabet hastalarında kan şekerini dengeleyebileceklerini gösteriyor” dedi. Özellikle badem ve Antep fıstığı, kan basıncını düşürmeye yardımcı olmaları ve tok tutan protein ile lif içermeleri nedeniyle öneriliyor. Tatlı bir alternatif isteyenler içinse doktorlar yağsız süt ürünlerini, özellikle de süzme yoğurdu tavsiye ediyor. Bu ürünlerin, damar tıkanıklığına yol açabilen kolesterol seviyelerini düşürmeyle bağlantılı olduğu belirtiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne göre kalp hastalıkları, ülkede yılda 910 binden fazla ölüme yol açarak bir numaralı ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet; kalp hastalığı riskini artıran başlıca faktörler arasında yer alıyor ve bunların sağlıksız beslenmeyle bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle uzmanlar, atıştırmalık seçimlerinin kalp sağlığını korumada önemli rol oynadığına dikkat çekiyor. __Travis Benzing, “Ne yerseniz osunuz sözüne kesinlikle inanıyorum” ifadelerini
Makale|Yazı
Edebiyat Söyleşileri
✔️Edebiyatla ilgili sohbetlerin yapıldığı ve Beşir Ayvazoğlu'nun konuk olduğu bu bölümde edebiyat söyleşileri açlığını giderebilecek 54 dklık bir sohbet olmuş.Türk edebiyatımızın üzerine analizlerde dolu birikimlerini sunmuşlar.t.me/ordanburdantv/428 Beşir Ayvazoğlu
Makale|Yazı
Anneler ve Kızları
Anne-kız ilişkisi yalnızca duygusal bir bağ değil; kadınlığın, korkuların, gücün, güçsüzlüğün, suskunlukların ve bazen de kuşaklar boyunca taşınan yaraların aktarıldığı bir ilişki haline gelir. Bir anne kızına yalnızca sevgisini değil, kadınlıkla kurduğu ilişkiyi de miras bırakır. Annelik çoğu zaman fedakârlık, şefkat ve koşulsuz sevgi üzerinden anlatılıyor. Oysa anne-kız ilişkisi, yalnızca sevgiyle açıklanamayacak kadar derin, karmaşık ve katmanlı bir ilişki. Bir kız çocuğu annesinde yalnızca ona bakım veren kişiyi değil, gelecekte dönüşebileceği kadını da görür. Kadın olmayı, bedenini taşımayı, ilişkilerde nasıl var olunacağını, kendisiyle nasıl ilişki kuracağını, bu hayatta ne kadar yer kaplayabileceğini çoğu zaman annesini izleyerek öğrenir. Bu nedenle anne-kız ilişkisi yalnızca duygusal bir bağ değil; kadınlığın, korkuların, gücün, güçsüzlüğün, suskunlukların ve bazen de kuşaklar boyunca taşınan yaraların aktarıldığı bir ilişki haline gelir. Bir anne kızına yalnızca sevgisini değil, kadınlıkla kurduğu ilişkiyi de miras bırakır. Aslıhan Dönmezfikirturu.com/toplum/anneler-...
Makale|Yazı
Kutuplaşmanın Evrimi
Gençler sağlıklı şekilde politize edilebilir. Siyasi cenahlar kendi kültürlerini, doktrinlerini endoktrine etmeden de kültürel iktidar kurabilir. Tarih döngüsel değildir. İnsanın iradesi vardır. Bir zamanlar ideolojilerin kızıl ve siyah bayraklarla, devrim naralarıyla, sokak çatışmalarıyla çarpıştığı o ateşli dönemden, bugün herkesin kendi dijital mikro-kabilesinde yaşadığı, karşı tarafı tiksintiyle andığı, duygusal bir soğuk savaşa geçişi izliyoruz. Bu, yalnızca siyaset biliminin değil sosyolojinin, sosyal psikolojinin, iletişim teorisinin ve hatta felsefenin kesişiminde yatan, modern demokrasilerin ruhunu içten içe kemiren bir fasit daireye evriliyor. perspektif.online/kutuplasmanin-e...
Makale|Yazı