“Bugün çıkarıp attığım sırtımdan bir giysi değil, kendi ellerimle parçaladığım ten. Ardımda bıraktığım bir düşünce değil, açlık ve susuzluğun tatlandırdığı bir yürek.”
"O zaman Allah'a güvenme bir başarı değilse bile bir güzellik, özellikle bir huzur bulunduğunu anlıyordu. Halbuki yaşama karşı isyan insanı rahattan yoksun bırakıyor, felaketten felakete değil, sefaletlere hatta rezaletlere atıyor, pislik içinde bile çalkalıyordu."
"Artık yaşamına tükürmek istiyordu. Ah, onu nasıl bir şey sanmıştı. Halbuki hep, hep boştu. Şöhret, açgözlülük, aşk... Hepsi, hepsi boştu. Tutunacak, yaşamda dayanılacak hiç hiçbir şey yoktu. Ölümden başka hiçbir şey gerçek, hiçbir şey sonsuz değildi..."