Merhabalar.
O kadar uzun zaman oldu ki okumayalı.
Lafı uzatmayacağım hemen delisi olduğum severek,merakla ve binbir türlü heyecanla okuduğum serinin şimdilik son kitabının yorumuyla geldim.
Kaybolmuş Ruhlar Sarayı'na başlarken ne beklediğimi bilmiyordum ama ilk kitabın sonunun beni bu kadar heyecanlandıracağını ikincisinin ise mutlu sonuna rağmen beni bu kadar sarsacağını asla tahmin etmiyordum.
Ölümlerin ardından gelen güzelliklere ağız tadıyla sevinemedim bile.
Nico'yu yeniden Senteria'da ve olması gerektiği ama olamadığı Kitana'nın yanında görmeyi çok bekledim.
Vincent'in sert erkek rolüne girmeye çalıştığı kısıma hem çok güldüm hem de bayıldım.
Ivan'ın "Tanrı aşkına sen hamilesin" çıkışını ayrı sevdim.
Armin ise beni hem çok şaşırttı hem de üzdü.
Arlo ve Lena'ya ise daha da ısındım.
Aa bir de Leo'muz vardı.
Umarım yazarımız kitabın sonunda da bahsettiği gibi diğer karakterleri de bizlerle buluşturmaya karar verir ve onları da okurum.
Konusundan bahsemeyeceğim kadar hareketli,aksiyonlu ve heyecanlı bir kitaptı.
Şiddetle tavsiye edebileceğim gerçekten nadir serilerden.
Kitapla ve hoşçakalın.