Japon edebiyatının en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen
Kumların Kadınını okudum bu hafta .Böcek koleksiyoncusu kahramanımızın nadir bulunan bir böceği toplamak için deniz kenarındaki bir kasabaya gidiyor ve burada dul bir kadının evinde tutsak kalıyor ve hayatta kalabilmek için her gece kum küremesi gerekiyor .Kum romanda bir metafor aslında romanda toplum baskısı,yalnızlık,tabular,çaresizlik ve insanın varolma çabasını temsil ediyor.Kimi zaman bunaltıcı kimi zaman çok rahatsız edici bir roman .Okuyucuya çaresizliği ve tutsaklığı kemiklerine kadar hisssettiriyor.Bu yönüyle de bize Kafkanın dönüşüm ve Dava romanlarındaki karakterleri çağrıştırıyor.Özgürlüğümüzün sınırları nelerdir?Bizim de romandaki kahraman gibi tutsak eden asla kurtulamayacağımız gizli kelepçelerimiz ve prangalarımız var mı? İçinde yaşadığımız kapitalist dünyada biz de ihtiyaçlarımızın tutsağı mıyız? İnsan giderek kendine yabancılaşmakta mı bu tutsaklık içinde?Roman bu tür soruları da beraberinde getiriyor.
Bir Livaneli klasiği daha yine bir solukta okunacak göçmenlerin hayatta kalma çabaları,doğanın tahribatı ve ekolojik yıkım gibi toplumsal sorunlara ışık tutan akıcı bir kitap.Dili sade bir solukta okunuyor.Tavsiye ederim.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,5bin okunma
Toltek bilgeliği daha iyi yaşamamız için gereken 4 anlaşmayı konu alan okuması bir o kadar keyifli hayata geçirilmesi köklü davranış değişiklikleri gerektiren bir kitap.Hepimizin bildiği 4 basit kural ve hayata geçirmek için irade gücü gerektiren ilk basamak farkındalık ,farkındalık arttıkça uygulamak daha kolay olacaktır.
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,2bin okunma