Baraka kurulunca, satıcı hazırladığı ilk tatlıyı delikanlıya sundu. Delikanlı tatlıyı büyük bir hazla yedi, teşekkür etti ve yola koyuldu. Biraz uzaklaşmıştı ki, barakayı iki kişinin kurduğu aklına geldi, bunlardan biri Arapça, öteki İspanyolca konuşuyordu.
Yine de pek güzel anlaşmıştı ikisi.
"Sözcüklerin ötesinde bir dil var" diye düşündü.