İkimizin de elinde birer tuğla olduğunun farkındaydım. Bir an in eğer o anda yanına gitmezsem, o taşları birbirimizi öldürmekte kullanacakmışız gibi bir duyguya kapıldım. Yine de önceleri yerimden kımıldayamadım. Birbirimizi aramızdaki bir adımlık mesafeden süzüyorduk; alev alev yanan, ateşten bir aralıktı bu.
"Gel." dedi.
Elimdeki tuğlayı bırakıp yanına gittim. O anda onun elindeki taşın da yere düştüğünü duydum. Böyle anlarda bu yaptığımızın daha uzun, daha yalın ve daha sürekli bir cinayet olduğunu ve buna katlandığımız hissine kapılıyordum.