Niye böyle ağırdan alıyorsun balığım? Yemin ederim, korkacak bir şey yok. Sana bırakacağımı söyledim, değil mi? İnan bana, bırakacağım öyle şey olur mu deme. Yemek için avlamıyorum ki seni.
Engin suların bağrında kürek çekerken büyük bir mutluluk da duysanız, işinizle uğraştığınız sırada gün doğumu ya da gün batımının durgun sularda yansıması içinizi sevinçle de dolsursa, eninde sonunda karaya dönmek gerektiğini bilirsiniz. İnsanoğlu sürekli suların ortasında yaşayamaz. Değişik bir yaşam bekler onu karada.
Eğer çocuklar olmasa yemin ederim yaşamıma son verirdim. Böyle bir şeyi yapardım Yedigey. Yaşayıp da ne olacak? Ama çocuklar var onlar engelliyorlar, onlar ayakta tutuyorlar. Kurtuluşum da bunda yaşamı sürdürmek isteyişimde. Acı,katlanılması zor ama yaşamımı sürdürmek zorundayım.