"Dünyada her şey boş, saçma, serap gibi aldatıcıdır.Istediginiz kadar mağrur olun;zeki, güzel olun, ama ölüm sonunda tarla fareleri gibi silip götürecektir sizi yeryüzünden; geriye bıraktıklarınıza, tarihe, yüce kişilerinizin ölümsüzlüğüne gelince, onlar da bir gün yeryuvarlağıyla birlikte donup taşlayacak ya da yanıp kül olacak."
''Bir cümle ne kadar anlamlı, güzel kurulmuş olursa olsun , ancak tasasız, heyecansız kişileri etkileyebilir .Mutlu ya da mutsuz kisilere her zaman yetmez.Mutluluğun ve mutsuzluğun en iyi anlatış yolunun sessizlik olmasının nedeni de budur.Aşıklar birbirini sustukları zaman daha iyi anlarlar, mezar başında söylenen ateşli, duygulu sözler ancak yabancıları etkiler, ölenin arkada bıraktığı karısına, çocuklarına soğuk, yavan gelir .''
Derindir ölülerin uykusu , incedir tozdan yastıkları . Asla sesine kulak vermez , asla seslenişlerine uyanmaz . Ah, mezarda ne zaman sabah olacak , uyuyanlara seslenmek için:Uyanın!
Budalalar , aslında sıranın önemi olmadığını, ilk sırada olmanın nadiren insanı en önemli kişi kıldığını görmüyorlar ! Kimi kralı nazırı, kimi nazırı da müsteşarı yönetir . Böyle olunca en önemli kişi kim? Bana kalırsa, başkalarını değerlendiren, kudretli ve kurnaz olan , yeteneklerini ve tutkularını planlarını uygulamak için devreye sokan kişidir .
"Insanlar her şeyi hem kendileri , hem de başkaları için zorlaştırıyorlar . Yine de ," dedi,"bir dağı aşmak zorunda olan bir seyyah gibi bu konuda susmak en iyisi ; elbette dağ olmasa, yol çok daha rahat ve kısa olur ; ama sonuçta orada ve aşılması gerekiyor !"