Ehلus Sûnne

Ehلus Sûnne
@Kitap_Cerrahisi
{Hanbeli} Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
İnsan, herkesi kandırsa da kendi kalbinin huzurunda mahkûmdur; çünkü vicdanın önünde hiçbir yalan uzun süre ayakta kalamaz.
Reklam
Geleceğini merak edenler fallara değil mezarlıklara baksın.
Eğer sadece "Lâ ilâhe illallah" demenin, hiçbir şart ve gereklilik aranmaksızın kişiyi Müslüman kılmaya yeterli olduğunu iddia ediyorsak, o hâlde namazın şartlarını ve rükünlerini yerine getirmeyen, abdest almayan, kıbleye yönelmeyen, tekbir getirmeyen, kıraat yapmayan, rükû ve secde etmeyen bir kimsenin de sadece "ben namaz kıldım" sözüyle namaz kılmış olduğuna hükmetmemiz gerekir. Nasıl ki namaz, yalnızca bir iddiadan ibaret olmayıp birtakım şartlar ve rükünlerle sahih oluyorsa; İslâm'a giriş ve onun üzere sebat etmek de sadece bir sözün telaffuz edilmesinden ibaret değildir. Her hakikatin kendine mahsus şartları, gerekleri ve onu bozan hususları vardır. İmam Buhârî'nin Sahîh'inde, Vehb b. Münebbih'e: "Lâ ilâhe illallah cennetin anahtarı değil midir?" diye sorulunca, şöyle cevap vermiştir: "Evet. Fakat her anahtarın dişleri vardır. Eğer dişleri olan bir anahtarla gelirsen kapı açılır; aksi takdirde açılmaz."
Evlilikler ne kadar garip dimi..
Birbirine nasip olan iki insan için aynı yuva rahmetin ve huzurun menbaı olurken, başka iki insan için aynı yuva imtihanın ve fitnenin merkezine dönüşebiliyor. Aynı çatı, kimi zaman cennetten bir esinti, kimi zaman da sabrın en ağır sınavı olabiliyor.
İfsadın hüküm sürdüğü, batılın süslenip ideoloji diye sunulduğu bir düzene ayak uyduracağım diye dininden, ilkelerinden ve sınırlarından taviz verme; çünkü insanı ayakta tutan, rüzgâra göre eğilen omurgası değil, hakikate sadakatidir.
Reklam