{Hanbeli}
Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Ebû Bekir cennettedir. Ömer cennettedir. Ali cennettedir. Osman cennet-tedir. Talha cennettedir. Zübeyr cennettedir. Abdurrahmân b. Avf cennettedir. Sa'd b. Ebî Vakkâs cennettedir. Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nufeyl cennettedir. Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh cennettedir."
Bir insan, kendi iradesiyle haram bir ilişki yaşayıp, meşru sınırların dışında bir yakınlığa razı olmuşsa, orada yaşanan güven kırılmasını bütün erkeklere ya da bütün kadınlara mal etmesi adaletli bir tavır değildir. Çünkü mesele insanların güvenilmezliği değil, kişinin kendi tercihini hangi zemine kurduğudur. Haram bir bağın içinde kurulan yakınlık, zaten baştan kırılgan bir zemindir. orada yaşanan aldatılma, yalnızca karşı tarafın ahlaki sorunu değil, aynı zamanda girilen yolun tabiatıdır. Buna rağmen insanın kendi hatası yüzünden bir cinsiyeti suçlamaksı kendi seçimini sorgulamaktan kaçıp suçu genelleştirmektir. İnsan, kendi iradesiyle girdiği bir yanlışın sonuçlarını tüm insanlığa teşmil ettiğinde, hakikati değil, kırgınlığını mutlaklaştırmış olur. Oysa hikmet, acıyı genellemekte değil, hatayı yerli yerine koyabilmektedir.
Sa'd b. Mâlik'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, Uhud savaşında (bana) 'Okunu at! Annem-babam sana fedâ olsun!' buyurdu."