{Hanbeli}
Okumayı zevk değil akîde meselesi görenlerdenim. Kur’ân ve Sünnet merkezli okur ve yazarım. Kalemim süs için değil; hakkı ayırmak, bâtılı teşhir etmek içindir. Popülere değil, hak olana meylim var.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Abdullah b. Seleme'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: İki kişi ile birlikte Ali b. Ebî Tâlib'in yanına girdim. Biri benim kavmimden, biri de Esedoğulları'ndan idi. Ali onları bir yere gönderdi ve "Sizler güçlü kişilersiniz. Dininiz için mücadele edin" dedi. Sonra bir yere girip def-i hacetini yaptı. Çıktıktan sonra bir avuç su alıp ellerini ovaladı sonra da Kur'ân okumaya başladı. Sanki bizim bunu yadırgadığımızı gördü ve "Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem def-i hacetini giderdikten sonra çıkıp Kur'ân okur ve bizimle birlikte et yerdi. Cünüplük dışında hiçbir şey onun Kur'ân okumasına engel değildi" dedi.
İslam’daki çok eşliliği kadını değersizleştiriyor diye eleştirip; flörtü, metresliği, aldatmayı ve bir düzine sevgiliyi 'özgürlük' diye pazarlayan zihniyet…
Kadını korunan bir emanet olmaktan çıkarıp, tüketilen bir haz nesnesine çevirdi.
Laik demokratik anlayış, kadını özgürleştirmedi; sadece kadına erişimi serbestleştirdi.
Özgürlükten köleliğe…
Kıymetli bir elmastan, değersiz cam kırıklarına…
Batı’nın kadınlara verdiği değeri görmek için 'anneler günü' reklamlarına değil, bombalar altında parçalanan kadınlara bakmak yeterlidir.
Kapital çarkını döndürmek için bir günü “kadını yüceltme” adıyla tüketime çevirenler; başka coğrafyalarda kadınları savaşın, sömürünün ve ahlaksızlığın ortasında bırakıyor.
Dillerinden "kadın hakları" düşmeyen demokratların ellerinde ise; ırzı kirletilmiş kadınların feryadı, yetimlerin gözyaşı, dökülen kan ve yıkılan hayatlar var.
Ömrü boyunca Rasûlullah ﷺ'in gönlünü terk etmeyen hüzün, bizim gönlümüzü mü terk edecek? Ona bile kolay olmayan dünya hayatında, bizim yollarımızın meşakkatsiz olmasını mı bekleyecektik?
Üzerime gelen musibetler gündüze dökülse gece olurdu buyurdu Rasûlullah ﷺ'in kızı...
Kolay mı sandın ahiret yurduna yüzü ak gitmeyi ey gönül..?