İbn Mes'ûd'un şöyle dediği rivayet edilmiştir: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem bizi Necâşî'ye göndermişti. Yaklaşık olarak seksen kişi idik. Yanımızda Ca'fer, Abdullah b. Urfuta, Osman b. Maz'ûn ve Ebû Musa bulunmaktaydı. Bu grup Necâşî'nin yanına vardı. Kureyş, Amr b. As'ı ve Ümâre b. Velîd'i bir hediyeyle Necâşî'ye gönderdi. Bunlar Necâşî'nin yanına girdiklerinde ona secdeye kapandılar. Sonra sağına ve soluna geçerek "Amcaoğullarımızdan bir grup, dinlerini ve milletlerini terk ederek senin topraklarına yerleşti" dediler. Necâşî "Bu kişiler nerededir?" diye sorunca "Onlar senin topraklarındadır. Adam gönderip onları çağırt" dediler. Necâşî gelmeleri için onlara birini gönderdi. Ca'fer "Bugün sözcünüz ben olacağım, bana tâbi olun" dedi. Necâşî'nin yanına geldiklerinde Ca'fer ona secde etmedi. Oradakiler "Size ne oluyor da hükümdara secde etmiyorsunuz?" deyince, Ca'fer "Biz, Allah'tan başka kimseye secde etmeyiz" dedi. Hükümdar "Niye?" diye sorunca, Ca'fer "Allah bize Peygamberi'ni gönderdi ve Allah'tan başka hiç kimseye secde etmememizi emretti. Bize namazı ve zekât emretti" dedi. Amr b. el-Âs, hükümdara "Bunlar, İsa b. Meryem hakkında sana muhalefet ediyorlar" deyince, Hükümdar "İsa b. Meryem ve annesi hakkında ne diyorsunuz?" diye sordu. Müslümanlar "Biz, Allah'ın buyurduğu gibi 'O, Allah'ın kelimesi ve ruhudur. Onu, kimsenin dokunmamış olduğu Betûl el-Azra'ya (Bakire Meryem'e) ilkâ etmiştir. O daha önce hiç çocuk doğurmamıştır' diyoruz" dediler. Bunun üzerine** Necâşî yerden bir çöp alarak şöyle dedi: "Ey Habeşliler, papaz ve rahipler! Vallahi, bunlar bizim bu konuda söylediğimize bu çöp kadar bir şey bile eklemiyorlar. Size ve yanından geldiğiniz kişiye merhaba! Şahitlik ederim ki o, Allah'ın elçisidir ve o, İncil'de bulduğumuz İsa b. Meryem'in müjdelediği