"İletişim Çağı'ndan önce, gerçekler gizlenmek yoluyla uyutulan toplumlar, İletişim Çağı'nda gerçekler gizlenemez olduğundan, artık gerçekler çarpıtarak uyutulur oldular. Gizlenemeyen gerçekler, çarpıtılarak kullanılıyor, bu karanlıktan da tiksinç bir durumdur."
'Bana da uçurtma uçurtun çocuklar, içimdeki çocuk ağlamasın!' dedim. Önce şaşırıp gülümsediler, biraz değişik baktılar, sonra dediğimi yaptılar. Uçurtmanın ipini alır almaz elime, nabız gibi vuran derin bir ürperti kapladı içimi; mavi bir boşlukta.
"Bitmeyen, bitmeyecek gibi görünen bir orman yangını imgesiyleyim hep; tutuşan ağaçlar, tutuşan kuşlar, tutuşan zaman. Öyle ki her şey eylülleşmiş sanki biraz ve yalnızlığı uzatan."