Yazar adet olduğu üzere eserinin giriş kısmında ''kaleminin tarafsızlığına'' delil mahiyetinde cümlelere yer vermiş ancak en iyi ihtimal ile II. Abdülhamid'e olan sempatisinden -aksi halde vatan sevgisi sorgulanabilir - bariz olumsuzlukları anlamsız yorumları ile savunma gayreti içerisine girmiş. Örneğin;
a. 10. sayfada, 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Balkanlardaki ve Doğu Anadolu'daki toprak kayıpları, Tunus'un Fransızlar, Mısır'ın İngilizler tarafından işgal edilmesi, Kıbrıs'ın İngiltere'ye, Doğu Rumeli'nin Bulgaristan'a bırakılması için II. Abdülhamid buraları gözden çıkarırken, devletin sonuç alamayacağı maceracı politikalardan korunma amacını güttüğünü belirtmiştir.
b. 11. sayfada, ''Karşılığında daha büyük bir kazanç elde ettiği için Kıbrıs'ı İngiliz idaresine bırakan II. Abdülhamid'' diyerek vatan toprağının bir bedel karşılığı tek edilmesini övüyor.
c. 27. sayfada, ''Uluslararası politikada istihbaratın önemini çok iyi bildiği için de, büyük paralar harcama pahasına, güçlü bir istihbarat örgütü kurmuştur. Bu sayede dünyadaki gelişmelerden haberdar oluyor ve ona göre önlem almaya çalışıyordu'' diyerek hafiye örgütüne kılıf uyduruyor.
Ezcümle bu tarz örnekler çoğaltılabilir olduğundan yazar eserinde perde gerisinden II. Abdülhamid'i savunma ve aklama çabası içerisine girmiştir.