İki imparatorluğun, Bizans ve Osmanlı'nın kendi çıkarları doğrultusunda yoğurdukları, halkların iç içe geçtiği ve yeni kurulan ulus-devletlerden her birinin kendi ayrılmaz parçası olduğunu (terra irredenta) iddia ettiği bir bölge kalıyordu. İşte bu bölgeden herkes kılıç zoruyla kendi ''ulusal'' toprağını koparıp almaya çalışacak ve bu uğurda ideoloji cephaneliğinde bulunan, ırk, din, dil, tarih ve toplumsal mücadele gibi silahların hepsini kullanacaktı.