Yardımlaşma ruhu ve mütevazi kişilikleri onlarda bir kültür. Denizin tehlikeleri, zorlukları onlarda yardımlaşma, dayanışma ve mütevazi olmayı yaşam biçimi haline getirmiş.
Çarşıda talibi çıkmayacak veya aranan bir balık olsa da ağda, oltada ezilip yaralandığı için ıskartaya ayrılacak ya da o gün sadece birkaç tane tutulduğundan tezgaha gitmeyecek dolayısıyla ellerinde kalacak değerli, değersiz balık çeşitlerine toptan ''marya'' derler.
Osmanlıların Akdeniz'e hakim oldukları -16'ncı yüzyıl- kürek gemileri yani kadırgalar döneminde, denizde harp genelde karadaki savaşlara benzerdi. Değişen sadece savaş alanıydı. Savaş, gemiler rampa ettikten sonra, göğüs göğüse dövüşmek demekti. Gemilerin yönetimi de büyük bir özellik gerektirmiyordu. Basitti. Kürekli gemiler, yatma, barınma yemek gibi birçok kısıtlama nedeniyle -mesafe ve süre bakımlarından- kıyılardan fazla uzaklaşamıyorlardı.