Bir aydır tahıl yiyemiyorduk. Tarlalarda yenilebilecek şeylerin hepsi tükenmişti. Öyle zamanlardı ki, birisi hayatınız karşılığında size bir çanak pilav teklif etseydi birden çok alıcısı çıkardı.
Kurşunlar ve patlayan bombaların ortasında geçen bir aydan sonra, artık ölmekten korkmuyordum. Sadece bu şekilde ölmenin adil olmadığını düşünüyordum. Annemle Jiazhen nerede öldüğümü bile bilmeyeceklerdi….
…Artık öyle bir noktaya gelmiştik ki yaşamak ya da ölmek önemli değildi. Ölmeden bir parça ekmek yiyebilsek mutlu olacaktık.