Gelenekler, nefsin mahrumiyetlerini "acı' olarak niteler. Bu yalnızca bir yorumdur. Însanlık tarihi binlerce yıldır bir şeye acı dediğinden, şimdi biz de bu durumları acı olarak yorumluyoruz. Ölümü, ayrılığı, ağlamayı acı diye vasıflandırmak insanın genlerine işlemiş durumdadır. Belki de ağlayan insanlar, ağlamayanlara nispetle daha çok haz içerisindeler. Ağlama hazzı...Ama bu haz nefiste değil, ruhta ve kalpte yaşanır. Ağlamanın negatif bir durum olduğunu söyleyen geleneksel aktarımdır. Efendimiz (sav) ise "Yaşarmayan gözden Allah'a sığınırım." dua buyurmuşlardır. Âdeta șeytanın șerrinden Allah'a sığınır gibi. "Bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız" sözleriyle bilme ve gözyaşı arasındaki bağı gösteren de yine O'dur.(sav) Ağlamak negatif bir fiil değildir . Onu olumsuz yapan, insanın neye ve niçin ağladığıdır.
" Dert, Allah'ı anmana vesile olacaksa, tüm dünya malından yeğdir. Dertsiz dua soğuktur. Dertli dua gönülden, aşktan gelir."
_____Mevlana/Mesnevi______