Kütüphanem

1/10
·200 syf.··
2026 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 22:23
Şermin Yaşar ya da 2017'den Çarkaç soyadını kullanan yazar,2021'de Deli Tarla kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'na layık görüldü.Yazar ayrıca kelime müzesinin kurucusudur.Çocuk edebiyatı ve mizahi öyküleriyle tanınan bir yazardır.Reklam ajansında reklam yazarlığı yapmıştır. "Dedemin Bakkalı"adlı eser 200 sayfadan oluşan ve 2016 yılında yayımlanmış olan bir eserdir.Kitap kapağını konu ile bağlantılı ve başarılı buldum.Kitabın basımını da başarılı buldum. Kitabın konusu Şebnem isimli bir kızın büyüyünce yazar olma hayali vardır.Yazları dedesinin yanında bakkal çırağı olarak çalışan Şebnem,bu süreçte ticari fikirler geliştirir ve bunu uygulamaya çalışır. Kitabı öncelikle okuma nedenim bazı okullarda çocuklara okutulması nedeniyle kitabı incelemem istendi.Bende bir edebiyatı olarak ve bir çocuk gelişimci olarak kitabı her yönüyle inceledim.Ayrıca kitabı bir pedagogtan çocuklara uygun olup olmadığını incelemesini istedim.Yazar çocuk gözüyle yetişkinleri değerlendirdiğini ifade etse de çocuklara yol gösterici olan yetişkinlerin yerde yere vurulmasını nedenini idrak edemedim.Kitabın çocuk ve yetişkin arasında tartışmayı bir sonuca ulaştırması gerekirken ve bir mesaj iletmesini beklerken bunu görememek bir hayal kırıklığı yaşattı bende.Yazarın bir reklamcı kimliğinin olması nedeniyle de satma gayesiyle sadece bu eseri kaleme aldığını düşünüyorum.Bir edebiyatçı kimliğini göz ardı ettiği kanısındayım. Kitaptan alıntılar "Yetişkin milleti böyledir, kafaları kurnazlığa çalışır." "Yetişkinlere fikir verme." "Yetişkinlere nazik davranma." "Yetişkinler böyledir.Gereksiz şeylerle kendilerini üzmeye bayılırlar." "Gıcık bunlar ya, bütün yetişkinler aşırı gıcık!" "Bugün kesin ölürdüm.Ya da evden kaçardım." "Of Allah'ım neydi bu annelerden çektiğimiz?" "Bıkmıştım
Dedemin BakkalıŞermin Yaşar · Taze Kitap · 201812,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 15:21
"Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi elde etmek için belli başlı vasıtadır. Gaye fikirdir. Zafer, bir fikrin istihsal ve hizmet nisbetinde kıymet ifade eder. Bir fikrin istihsaline dayanmayan zafer payidar olamaz. O, boş bir gayrettir." Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Tarık Buğra,Cumhuriyet döneminin en önemli yazarlarından biridir. Gazeteci, roman, hikâye, oyun ve fıkra yazaradır. Atmosfer hikâyecisidir. İsmini 1948 yılında yazdığı "Oğlumuz"adlı hikâyesiyle duyurdu. En önemli eserlerinde biri " Küçük Ağa"dır.Eserlerinde kasaba yaşantasından, orta sınıf insanların ev ve aile ortamlarından kesitler verdiği hikâyelerde, aşk, yalnızlık, uyumsuzluk temalarını işledi. "Zafer Gaye Değildir "adlı eser senaryo denemesidir ve 108 sayfadan oluşan bir kitaptır. Genel itibariyle kitap kapağı yayınevinin klasik tasarımı olduğu için bir değerlendirme yapmayacağım. Kitabın basımını başarılı buldum. Kitabın konusu Mustafa Kemâl’in Atatürklüğe, gerçek söylenişi ile de Türkiye’nin ve Türklüğün gerçek kurtuluşuna yöneliş dönemini anlatır. Yazarın kalemiyle üniversite yıllarında hocamızın okumamızı istediği "Oğlumuz" adlı hikâyesiyle tanışmıştım. Bu hikâyenin en ilginç kısmı yazarın oğlu olmamasına rağmen çok gerçekçi bir şekilde olayları kaleme almasıydı. Kalemini beğendiğim bir yazar olduğu için her eserinin okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bu eser verdiği mesajlar itibariyle de mutlaka okunması gereken eserler arasında yer aldığını düşünüyorum.
Zafer Gaye DeğildirTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 202038 okunma
9/10
·750 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 23:36
"Şiirimiz bitince ve solduğunda Sarı gül yaprağına yazdığım divan" Onat Kutlar Ahmet Telli, 1960 sonrası Türk Edebiyatının en önemli şairlerinden biridir. Toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan bir şairdir. Şair kimliği dışında öğretmenlik meselesini icra etmiş bir yazardır. Şiirlerinde sözcük seçimi ve ses tonu bakımından İsmet Özel'den etkilenirken romantik ve başkaldırıcı şiiriyle de Attilâ İlhan'a yakın bir duruş sergileyen bir şairdir. Şiirlerinde aşk, dostluk, hüzün ve ideolojik unsurlar yer almaktadır. "Veda Divanı "adlı eser şiir türünde yazılmış olan ve 2018 yılında yayımlanmış olan bir eserdir. Kitap kapağını ve kitabın basımını da başarılı buldum. Kitabın konusu 1966-2016 yılları arasında şairin yazmış olduğu şiirlerinin toplamından oluşmaktadır.50 yıllık süre içerisinde şairin kaleminden dökülen duygu yüklü satırlar.725 sayfadan oluşan kitap.Eser içerisinde şairin yazdığı 10 adet şiir kitabı yer almaktadır. Bu eserler ise şunlardır:"Bakışın Senin", "Nisâ", " Barbar ve Şehir", "Çocuksun Sen", " Belki Yine Gelirim ", " Su Çürüdü ", " Saklı Kalan ", " Dövüşen Anlatsın ", " Hüznün İsyan Olur", "Yangın Yılları". Şiir kitabı okumayı seviyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim şairlerden biri. Şairin on eserini bir arada okumak gerçekten çok güzel bir duyguydu. Benim gibi şiir aşığı bir insansanız iyi ki okudum diyebileceğiniz bir divan olduğunu düşünüyorum. Bu arada kitabın içerisinde şaire ait bir poster yer almakta.
Vedâ DivânıAhmet Telli · Everest Yayınları · 2018162 okunma
9/10
·69 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 10:37
Jean Jacques Rousseau, Cenevre asıllı filozof, siyaset kuramcısı, besteci ve yazardır. Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden olan yazar, romantizm akımının temsilcilerindendir. Halk iradesinin üstünlüğünü savundu ve uygarlıkları eleştirdi. Doğaya dönüşü savunarak romantizm akımının savunucusu oldu. "Bilimler ve Sanatlar Üstüne Söylev "adlı eser 69 sayfadan oluşan ve deneme türünde yazılmıştır. 1749 yılında kaleme alınan eser 1750 yılında yayımlanmıştır. Kitap kapağı klasik yayınevinin kapak tasarımı olduğu için değerlendirme yapmayacağım. Kitabın basımını başarılı buldum. Kitabın yazılış nedeni Dijon Akademisi'nin 1749 yılında açtığı yarışmada "bilimlerin ve Sanatların gelişmesi ahlakın düzelmesine yardım etmiş midir? " sorusuna Rousseau'nun yazdığı yazıdan oluşmaktadır. Rousseau'nun birincilikle kazandığı bu yarışma yazarın dünya çapında tanınmasını sağlamıştır. Kitabın konusu Rousseau’nun bu ilk söylev’inde ortaya attığı ve tüm yapıtlarının temelini oluşturan, uygarlığın, dolayısıyla bilimlerin ve sanatların insanın içindeki iyiliği yozlaştırdığı görüşü, onun uygarlık, dolayısıyla da bilim ve sanat düşmanı olarak algılanmasına neden olmuştur. Oysa, Rousseau’nun paradoksal ama etkili olan savı, uygarlığın birçok iyilik getirdiği ama aynı zamanda yıkıcı olduğunu savunmuştur. Rousseau'nun kalemini seven ve felsefe türünde eserler okumak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken başucu eserlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Yazarın doğaya dönüş düşüncesi ve değerli fikirleri nedeniyle çok sevdiğim yazarlardan biri.
Bilimler ve Sanatlar Üstüne SöylevJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,042 okunma
7/10
·100 syf.··
2026 5. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 18:12
Orhan Kemal, asıl adıyla Mehmet Raşit Öğütçü Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biridir.Toplumcu gerçekçi, roman,hikâye ve oyunlarıyla tanındı.1940 senesinde Bursa cezaevinde kalırken Nazım Hikmet'le tanıştı ve bu tanışma yazarlık yaşamanın başlangıcı ve hayatının dönüm noktası oldu. İlk hikâye kitabı Ekmek Kavgası'dır. Murtaza, Hanımın Çiftliği, 72 Koğuş yazarın başyapıt eserleridir. Eserlerinde işçi, emekçi sınıfın meselelerini ele aldı. "72. Koğuş "adlı eser roman türünde yazılmış olan ve 1953 yılında kaleme alınmış bir eserdir. 1967 yılında tiyatroda sahnelendi. 1987'de ve 2011 yılında beyaz perdeye aktarıldı. Orhan Kemal bu eseriyle en iyi oyun yazarı olarak seçildi. Kitap kapağını konu ile bağlantılı ve başarılı buldum. Kitabın basımını da beğendim. Kitabın konusu Ahmet Kaptan adında bir mahkuma köyden annesi tarafından 150 lira para gönderilir. Ahmet buna çok sevinir. Bir anda Ahmet Kaptan koğuşta çok değer görmeye başlar, sevilir ve sayılır. Koğuştakilerin çoğu parayı değerlendirmenin en iyi ve en güzel yolunun kumar olduğunu söylerler. Ahmet Kaptan koğuşta en geçerli söze sahip olan Berbat Sölezli Ağa’nın koğuşuna kumar oynamaya gider. Kısa zamanda ikisi de çok para kazanırlar. Berbat koğuşu değiştirir. Hilmi Ağa’nın koğuşuna geçer. Fakat Ahmet Kaptan kısa zamanda hapishanenin en kötü koğuşu diye bilinen koğuşu düzeltir. En güzel koğuşlardan biri haline getirir. Herkesin üstünde yattığı kireç torbalarını kaldırıp yerine pamuk yataklar aldırtır. Fakat bir gardiyanın oyununa gelerek herşeyini yitirir. Kısa zamanda koğuş eski halini alır. Kaptan oyuna geldiği için bunalım geçirir. “Haksızlığa” uğramıştır. Kışın soğuk bastırınca koğuş çok soğuk olur. Birçok mahkum ölür. Ertesi kış da Ahmet Kaptan soğuktan donarak ölür. Orhan Kemal'in kaleminden çıkmış
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma