Yüksek bir mevkiye gelmiş güçlü kişilerin inzivayı arzulayan, öven ve onu sahip oldukları tüm değerli şeylerin önüne koyan sözler sarf ettiğini göreceksin. Bazen, eğer güvenliyse, bulundukları zirveden aşağı inmek isterler, zira talih, dışsal bir müdahale ya da sarsıntı olmadan kendi üzerine çöker.
Tüm planları ellinci ve altmışıncı yaşlara kadar ertelemek ve az kişinin ulaştığı bir noktada yaşama bağlanmayı isteyerek ölümlülüğü unutmak ne büyük aptallık!
Geçmişini, ne zaman kesin bir plan yaptığını, ne kadar az günün tasarladığın gibi geçtiğini, ne zaman yüzünün doğal haline büründüğünü, ne zaman zihninin huzursuz olmadığını, böylesine uzun bir ömürde ne başardığını, sen kendin ne kaybettiğini anlamazken, birçoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, yersiz kederin, aptalca mutluluğun, açgözlü şehvetin, dalkavukça ilişkinin yaşamından ne kadar çok çaldığını, sende sana ait ne kadar az şey kaldığını yeniden düşün, göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun.