Her ay evimizin kapısını çalan bu derginin sayılarını okuyamadığım zamanlar oluyor. 2022 Ağustosta gelmişti bu basım. Ama ben daha yeni bitirebildim. İçinde kendimi bulduğum, bir çok konuya ustaca değinilmişti. Bazen uykudan konu açıldı, bazen bir öğretmenin yaşadığı bir olaydan. Bu sayıyı okumayan varsa tavsiye ederim.
Güneş ise gönle düşen aşktır, aşk insanı pişirir, yetiştirir. Nitekim Yunus Emre hazretleri de böyle söyler: "İşidin ey yarenler aşk bir güneşe benzer. Hakk'in emri ise devlet gibidir, dünyada her iş devletin hükmüyle yürür, devlet ister yapar, ister yıkar. Din bu altı şey ile, yani mürşid, Kur'an-ı Kerim, gönül, hikmet, aşk ve Hak emri ile canlılık kazanır. Mürşid müridin gönlünü, bir ekincinin toprağı işlemesi gibi işler, ihya eder. Bu durumda ekin ise Hak Teâlâ'nın gönle yansıyan tecellileri şeklinde yorumlanabilir.
Garibnáme'nin altıncı bölümündeyiz. Birinci bahiste Allah Teâlâ'nin âlemi altı günde ve altı yönde yarattığı anlatılır. Buna göre insan bir ibret evi olan âlemi izleyerek sanatkârın sanatına hayran olabilir. Ama akıllı kişi eserle çok fazla ilgilenmez, eser sahibine yönelir. Hakk'ı seven. eserinden ziyade Hakk'ın kendisini arzular, ona layık olmak için çabalar. Cenab-ı Hak zaman ve mekandan, dolayısıyla yönlerden münezzeh olduğuna göre, insan bu yön kaydından kurtularak gönül marifetiyle ona ulaşabilir.