Pek çok kimse, toplum içerisinde taltif görmek, "ne kadar da bilgili" denildiğini duymak, pek çok konuya vakıf bir entelektüel gibi görünmek için yani aslında saman alevi gibi bir hevesle ilimlerle iştigal eder. İlgisini çeken, cazip gelen, popüler olan, kendisine yeteceğini düşündüğü ölçekte ilimlerle alakadar olur. Fakat ilimle bu şekilde kurulacak alaka, kişiyi ancak yarı cahil yapmaya yeter Taşköprulüzâde merhumun beyanıyla "sen kendini ilme tamamen vermezsen, ilim sana bir parçasını vermez."
Hz. Lokman (AS) oğluna şöyle demiştir:
"Oğluml Allah'a yönelmiş alimlerle beraber otur, onların meclisinden ayrılma. Şüphesiz Allah, gökten indirdiği yağmurla kuru toprağı canlandırdığı gibi, nur sahibi alimlerden çıkan hikmetle de ölü kalpleri diriltir.
"Allahım! Seni tüm eksik sıfatlardan tenzih ederim, senin bütün vasıfların tam ve kâmildir" manasındaki Sübhanallah'ı bir kez iman ile diyen mümin bu iman ile vefat ederse akaid ilmine göre günahkar da olsa, günahları nedeniyle cehenneme de düşse nihayetinde belli bir cezanın ardından cehennemden çıkar Ebedi cennet nimetlerine kavuşur.