“Eğer halkta, halklarda dindarlık olmaz ise ne bilim, ne felsefe, ne sanat, ne politika, ne de teknoloji insanları kötülükten, hayatın zorluklarından kurtarabilir.
Dinden değil, dindarlıktan bahsediyorum. Dinlerin sayısı fazla olabilir, nitekim, öyledir. Ama dindarlık farklı dinlere mensup insanların tamamına özgü ortak bir özelliktir..
Binlerce geri kafalı kitap kurdu asırlardır insanlık tarihinin anlamı ve doğası üzerine kafa yornıaktadır.” Kötü Ruh iğneleyici bir şekilde devam etti. “Halbuki, hayatın anlamı ve düzeni basit ve açıktır. Kişilerin, halkların ve bütün insanlığın hayatı farklı büyüklükteki maskeli balolar gibidir. Balodaki kostümlere bakıyorsun, her tarafta bilge filozofları, kahraman şövalyeleri, kral ve sultanları, imparatorlan, rahipleri, zeka, güzellik, müzik tanrıçalanm, bazen de şiirin, gerçeğin ve dehanm kendisini görüyorsun. Fakat bunların hepsi sadece kostümdüı", tanrıça, kral ve bilge kostümlerinin altında ise aşçı kadın, pazarcı esnafı, kendini beğenmiş aptal ve basit dolandırıcılar var.”
Hepsi güzel kıyafetler giyerler: Ruhun asaleti, büyük fikirler, kahramanlık, insanların kardeşliği, vatana ve insanlığa sevgi gibi konulardan bahsetmeyi severler.”
Yalancıdırlar, dürüstlükten uzaktırlar. Hayatları yalan üzerine kuruludur, yalansız yaşayabileceklerini düşünemezler bile. Onların ticareti hırsızlıktır. Siyaseti alışveriştir. Her şeyin alınıp satılması temel politikalarıdır. Düşünce, söz, iş, namus, vatan, kendi tanrıları hepsi iyi bir bedel karşılığında satılıktır.