UMUT

Neler Oluyor Bize? Bir okurum Adana'dan bir mektup yollamış. İçten samimi. Bugünlerde bir öğretmen olarak, bir kadın olarak, bir anne olarak, bir insan olarak gazeteleri okumakta zorlandığını söylüyor. "Bize neler oluyor?"diye sormuş ardından. "Böyle değildi bu toplum. Nasıl bu hale geldik? Utanç duyuyorum. İnsanlık adına."
Sayfa 117·Kitabı okudu
Roman
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yazarlığın kalıbı yok. Genelgeçer reçetesi yok. Her insanın hayatı, kişiliği,mayası ve kimyası nasıl farklıysa, yazı serüveni de farklı olmak durumunda. Kimi kırkından sonra yazmaya başlar,kimi en güzel eserlerini gençliğinde verir. Kimi bir kitabı beş senede tamamlar,kimi beş ayda. Hiçbir yol diğerine üstün değildir. Aslolan ortaya çıkan eserin derinliğidir. Başkalarına bakarak değil, ancak kendi içimizi görerek yazabiliriz.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Roman
Eleştirirler ama sen gene de kapatma kendini. Eğer hayallerini ve hikâyelerini hep kapalı bir kutuda tutarsan, inan ki o kutunun havası yetmez kelimelerine. Harf özgürlük sever. Harf sonsuzluk sever. Kapılar, pencereler açık olsun ister. Püfür püfür essin yel. Dört bucak yedi iklim sonsuzluk ister kelimeler. Ne kutu, ne çekmece, ne sandık yeter. İnan ki havasız kalır ilham perisi kapatıldığı yerde.
Sayfa 111·Kitabı okudu
Roman
"Söylesene" diyorum, "neden insanlar, bilhassa kadınlar kimi zaman ansızın melankoliye yakalanırlar? Biyolojik mi bunun sebebi? Kültürel mi? Mistik mi? Ekonomik mi? Hormanlarımız mı bunu yapan, toplumsal koşullanmışlıklarımız mı? Nedir ansızın kadınlara gelen hüzün dalgalarının sebebi?" Diyor ki bana: "Erkek genellikle güneş gibidir. Ya batar ya çıkar. İktidar peşinde, ya kazanır ya tepetaklak yuvarlanır. Net, berrak,sade ve yalın. Kadın ise ayın halleri gibidir. Parlarken bile bir yanı karanlıkta kalır. En görünür zamanlarda bile bir parçası bulutların ardında... Kadın muammadır."
Sayfa 104·Kitabı okudu
Roman
Kopenhag'da birkaç gün geçirdikten sonra başlıyorum İstanbul'u özlemeye. Çılgın şehir. Bize rağmen hâlâ güzel olan, güzel kalan şehir. Kalbi tıp tıp atan şehir. Sokakları mavi mor damarlar gibi incecik, rengârenk ve bir aheng. Karmaşık, çelişkili,her taşı altın olmasa bile muhakkak birer hikâye olan İstanbul! Hiçbir şehir tutamıyor yerini.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Roman