Nakşibendilerde rabıta diye bir güzellik vardır. Eğer mürşidinizi düşünüp hatırlarsanız ona olan sevginiz artar. Sonra bu sevgi aşka dönüşür. Öyle bir aşk ki bu aşk sizi bir üst makama, Resulullah'ın sevgisine götürür. Onun sevgisi de insanı Allah'ın aşkına taşır.
Yüce Allah şöyle diyor: "Sizi bir candan (Âdem'den) yaratan bundan da gönlü kendisine yatıp ısınsın diye eşini yapan O'dur, Allah'tır." Demek oluyor ki, böylece Allah,Âdem'in eşinde bulacağı ısınmanın nedenini Havva'nın kendisinden bir parça olmasında kılmıştır.
O ki onun adı aşktı. Mecnun'u, Ferhat'ı,Kerem'i Emrah'ı ve nicelerini boyunduruğu altına almıştı. Yunus'u bir potada eritmiş şekil vermişti. Âşk ki kâinatı elinde evirip çevirendi. O aşktı.
Salih gülümsedi. "Yani," dedi, "yani ben âşık olup bu tecelliyi yaşıyorum. Ve bunu Gülbahar ile yaşıyorum."