Bu kitaba başladığımda eleştirel düşünmenin hayatımda zaten kullandığım bir şey olduğunu düşünüyordum. Fakat sayfalar ilerledikçe aslında birçok konuda ne kadar hızlı karar verdiğimi, bazen sadece alıştığım için bazı düşünceleri doğru kabul ettiğimi fark ettim. Kitap bana yeni bilgiler öğretmekten çok, günlük hayatta yaptığım şeylere farklı bir gözle bakmayı öğretti.
Okurken sık sık kendimi durup düşünürken buldum. Bir insan hakkında ilk izlenimle karar vermek, sosyal medyada gördüğümüz bir bilgiyi araştırmadan kabul etmek ya da sadece çoğunluk öyle düşünüyor diye bir fikre katılmak… Bunların ne kadar sık yaşandığını ve aslında hepimizin zaman zaman bunları yaptığını gördüm. Kitap boyunca verilen örneklerde bazen kendimi, bazen çevremdeki insanları gördüm.
En çok hoşuma giden şey ise kitabın beni yargılamadan düşündürmesiydi. “Yanlış düşünüyorsun” demek yerine, “Bir de buradan bakmayı dene” diyordu sanki. Bu yüzden okudukça olaylara farklı açılardan bakmanın ne kadar önemli olduğunu fark ettim. İnsanların söylediklerini, kendi düşüncelerimi ve karşılaştığım olayları biraz daha sorgulamaya başladım.
Kitabı bitirdiğimde kendimi tamamen değişmiş hissetmedim ama bakış açımın genişlediğini hissettim. Artık bazı konularda hemen karar vermek yerine biraz daha düşünüyor, farklı ihtimalleri değerlendirmeye çalışıyorum. Bence bu kitabın bana kattığı en değerli şey de buydu. Çünkü bazen hayatı değiştiren şey büyük cevaplar değil, daha doğru sorular sormayı öğrenmektir.
“Önemli olan her zaman doğru cevaplara sahip olmak değil, doğru soruları sorabilmektir.”
Eleştirel Düşünme İçin Bir Rehber
Kimi kitaplar okunur ve biter, kimi kitaplar ise insanın içinde yaşamaya devam eder. Kitabı bitirdiğimde yalnızca Meryem ve Leyla’nın hikâyesini değil, kadın olmanın, insan olmanın ve özgürlüğün
Motivasyonel Görüşme benim için sadece bir terapi tekniğini anlatan akademik bir kitap olmadı; insanı gerçekten dinlemenin ne demek olduğunu yeniden düşündüren bir eser oldu. Özellikle günümüzde
Ben Sırların Sırrı kitabını okurken kendimi sürekli gizemli olayların içinde hissettim. Hikâye ilerledikçe ortaya çıkan sırlar ve çözülen şifreler beni çok etkiledi. Özellikle Sasha karakteriyle ilgili gerçek ortaya çıktığında gerçekten çok şaşırdım çünkü olayların yönü tamamen değişti. Düşünsene, başka bir kişiliğin ortaya çıkıyor ve senin yerine kararlar veriyor… Hatta birini öldürüyor ama sen bunu yaptığını bile hatırlamıyorsun. Bence en korkutucu şey tam olarak bu; insanın kendi zihnine bile güvenememesi. Özellikle Sasha ile ilgili gerçek ortaya çıktığında bütün olaylara bakışım değişti. O an gerçekten büyük bir ters köşe yaşadım ve kitabın psikolojik yönü beni en az gizem kısmı kadar etkiledi. Kitap boyunca kime güvenileceğini kestiremedim ve bu da heyecanı sürekli artırdı. Finalde bütün parçaların birleşmesi bana çok etkileyici geldi ve kitabı bitirdiğimde hâlâ olayları düşünmeye devam ettim.
Sürükleyici bir kitap tavsiye ederim.
Son iki gündür yaşananları düşündükçe içimde ağır bir şey oturuyor. Çocukların, daha hayatlarının en başında olmaları gerekirken böylesine karanlık olayların içinde yer alması… Bu sadece “bir suç”