Okumayı seven

Okumayı seven
@Kitapdunyassi
Bir görünüştür bu kâinât, aynadaki hayâl gibi..
Baş ağrısına iyi gelecek sure
Hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” rivâyet eder. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki; (Yâ Alî! Baş ağrısı seni râhatsız edecek kadar olursa, iki elini başın üzerine koyup, sûre-i Haşrın âhırini oku. "Lev enzelnâ” âyet-i kerîmesinden sonuna kadar oku.)
Sayfa 321·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Din ve dünyanın kurtuluşuna sebeb olacak beş kelime
Alî bin Ebî Tâlib “kerremallahü vecheh” rivâyet eder. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdular ki: (Yâ Alî! Sana beş yüz koyun vermemi mi, yoksa dînin ve dünyân kurtuluşuna sebeb olacak beş kelime ta’lîm etmemi mi sevgili tutarsın!) Ben dedim; kelimeleri isterim. Bir düâ öğretdiler. (Allahım! Benim günâhımı afv eyle! Hulkumu geniş eyle! Kesbimi [kazancımı] temiz kıl. Bana nasîb etdiğin şey’e kana’at edici eyle. Beğenmediğin şeye nefsimi meyl etdirme.) Sonra Resûlullah buyurdu ki: (Yâ Alî! Sonu üzüntü ve ağlamak olmıyan hiçbir sevinç ve neş’e yokdur.)
Sayfa 319·Kitabı okuyor
Kendimizi muhasebeye çekmemiz için
Her gece yatarken 100 defa "Sübhânallahi velhâmdullillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber" okuyan kimse, yüz defa tesbih, tahmid ve tekbir söylemiş olur. Böylece muhasebe yapmış, kendini hesaba çekmiş sayılır..
Allah "celle celalühü" kalbe bakar.
Nefsini aşan, her şeye kavuşur. Nefs, bir duvar çünkü. Allah "celle celalühü" kalbe bakar. Kalbdeki kibir kötü. İnsan tavır ve hareketlerinde, kibirli gözükebilir. Köylü vatandaş bilmez oturmasını, onun o hâli kibirli zannedilir. Ama kalbinde hiç kibir yoktur. Bir gün Hocam buyurdular ki, *"Uzakdan bir kimseyi gördüm. Tepeden tırnağa kadar kibr dolu idi. Kalbine teveccüh etdim, orası da kibr dolu idi. Çok üzüldüm hâline"* buyurdular. Allah hepimizi böyle olmaktan korusun!
Kibr, her iyiliğe engeldir.
Günahlar bizi sarmış. Ortalık kararmış. Hocam buyurdular ki, *"Harâmlardan bir sakınsak, bi-iznillah melekleri görürüz. Efendim, her ân Allahü teâlânın feyzi, bereketi, yardımı, her şey, her ân kullarına geliyor. Ama kulların ondan gâfil olması ve nefslerine tâbi olması sebebiyle, akıp gidiyor. Her ân Allahü teâlânın yardımı, feyzi, bereketi geliyor. Fekat insanlar gaflet içinde, bunu almıyor. Çünki, kabları ters durduğu için yağmur durmadan üzerinden akıp gidiyor. Onlar nefslerinin arzû ve isteklerini alıyor. Dolayısıyla feyz-i ilâhîden mahrûm oluyor. Cenâb-ı Hakdan gelen, bütün ni'metlere, bütün feyzlere en büyük engel, insanın kendisidir. Nefsi ya'nî. Nasıl ki toprakdan yaratıldık, her şeyimiz toprakdan, bütün rızkımız toprakdan, sonumuz yine toprak. Her şeyimiz toprakdan. Toprak da, herkesin ayağının altında. Niye? Tevâzu'undan. Bu kadar bereketli, bu kadar feyzli, bu kadar kıymetli olan toprak, bak ki, ayağının altında. Onun için efendim, insanlar ne kadar mütevâzi olursa, o kadar feyzli ve bereketli olurlar. O kadar kıymetli olurlar.