Günahlar bizi sarmış. Ortalık kararmış. Hocam buyurdular ki, *"Harâmlardan bir sakınsak, bi-iznillah melekleri görürüz. Efendim, her ân Allahü teâlânın feyzi, bereketi, yardımı, her şey, her ân kullarına geliyor. Ama kulların ondan gâfil olması ve nefslerine tâbi olması sebebiyle, akıp gidiyor. Her ân Allahü teâlânın yardımı, feyzi, bereketi geliyor. Fekat insanlar gaflet içinde, bunu almıyor. Çünki, kabları ters durduğu için yağmur durmadan üzerinden akıp gidiyor. Onlar nefslerinin arzû ve isteklerini alıyor. Dolayısıyla feyz-i ilâhîden mahrûm oluyor. Cenâb-ı Hakdan gelen, bütün ni'metlere, bütün feyzlere en büyük engel, insanın kendisidir. Nefsi ya'nî. Nasıl ki toprakdan yaratıldık, her şeyimiz toprakdan, bütün rızkımız toprakdan, sonumuz yine toprak. Her şeyimiz toprakdan. Toprak da, herkesin ayağının altında. Niye? Tevâzu'undan. Bu kadar bereketli, bu kadar feyzli, bu kadar kıymetli olan toprak, bak ki, ayağının altında. Onun için efendim, insanlar ne kadar mütevâzi olursa, o kadar feyzli ve bereketli olurlar. O kadar kıymetli olurlar.