Ayşenur ⋆

Ayşenur ⋆
@Kitapgecidi
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﷺ İlla EDEP illa EDEP Hayalinin imkansız olduğunu söyleyenlere de ki Allah her şeye gücü yetendir
703 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
"Kâinat her daim dengededir. Gece ve gündüz gibi. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.” Şems-i Tebrizi
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Patavatsızlıkla açıksözlülük arasında çok ince bir çizgi vardır. İkisi çoğu zaman birbirine karıştırılır. Çok insan patavatsızlığına açıksözlülük kılıfı uydurmuştur ve ağzına geleni bu savunmanın arkasına gizlenerek rahatlıkla söyleyebilir. “Kızma bana çünkü ben açıksözlü dürüst biriyimdir” açıklamasına ihtiyaç duyanlar çoğunlukla diliyle insanları kıranlar, yaralayanlar, acıtanlar ve bundan gizliden gizliye haz alanlardır. Sözde kırmaktan çok çekinirler, yıkıcı olmaktan imtina ederler ama huyları kurusun ki pek dürüst, pek açıksözlüdür-ler. Oysa yaptıkları tek şey sadece patavatsızlıktır. Açıksözlülükle patavatsızlık arasındaki en belirleyici fark “niyet”tir. Niyeti iyi olanın ağzından yakıcı, acıtıcı, sarsıcı, kötü sözler çıkmaz. Çünkü niyeti iyi olan acıyı tatlı şekilde söylemenin yolunu bilir. Onun rehberi kalbidir zira. Nasıl konuşması gerektiğinin bilgisini kalbi fısıldar kulağına. Seçtiği kelimeler, kurduğu cümleler tıpkı iyi niyeti gibi temiz, saf ve yapıcıdır. îkaz amaçlı bile olsa kimseye acı gelmez. Lâkin bazılarının selamı bile fena halde batar insana. “Bugün çok iyi görünüyorsun” dediklerinde bile kırıcı, incitici, imalı bir etki bırakırlar. Kötü hissettirirler. Can yakarlar. Sadece selam vererek bile acıtırlar çünkü niyetleri iyi değildir. Zaten içten içe amaçları da iyi niyetli gibi görünen olumlu sözler aracılığıyla olumsuz enerjilerini aktarmaktır.
“Kızıllık nardadır, sacda değildir Dervişlik baştadır, tacda değildir Her ne ararsan kendinde ara Kudüs’te Mekkede hacda değildir.” Hacı Bektaş Veli
Taşı delen tohuma baktığında, bal yapan arıları gördüğünde, ağırlığının elli katı yükü sırtında taşıyan karıncaları izlediğinde Allah’ı okursun. Doğanın eşsiz dengesinde, uyumunda, kusursuzluğunda, işleyişinde mucizevi bir yaratım vardır. Arıcılıkla uğraşmaya başlayan bir dostum, arıların yaşamını yakından incelediğinde “Allah’ın muhteşem sanatını gördüm ve Allah’a âşık oldum” demişti.
Acılar ve ağrılar, bedeninin hizmetkârlarıdır. Fiziksel ve ruhsal acılar, seni iyileştirmek için ortaya çıkarlar. Bu yüzden kaçmak yerine anlamak ve onarmak yoluna gitmeyi tercih etmelisin. Sorunlar karşısında strese girdiğimi gören hocam bana her zaman “Sorunlar senin gelişimin içindir Hakan, katlandıkça değil çözdükçe gelişeceksin” derdi. “Sorunlarını çözdükçe mutlu olursun. Çünkü seni zorlayan bir şeyin üstesinden gelenin yolunu bularak, kendinden bir adım ileriye gidersin. Artık sen dünkü sen olmazsın. Bir zorluğu aşarak, kendini de bir adım aşarsın ki bu sana büyük ve kutsal bir amaç verir. Sorunlarını çözdükçe yeni sorunlar gelir dizilir önüne. Çünkü sen büyümenin ve mutlu olmanın yolunu bulmuşsundur. İçindeki bilgeye doğru yürümeye cesaret edebiliyorsundur. Sen bilgeliğe doğru yürümek istediğin sürece sorunlarla karşılaşırsın. Şunu unutma ki Yaradan çaresini vermediği hiçbir sorunla buluşturmaz kulunu. Hazır olmadığın dertle karşılaşmazsın. Bu yüzden sorunlardan korkma. Yaradan’ın sana ne kadar güvendiğini gör. Başarabilecek olmasan karşılaşmazdın. Sorunlarının sana sunduğu imkânlara bak, fırsatları gör, sana güvenen sisteme şükret.”