"İnsanlar hâlâ evrenselliğin kutsal hissinden yoksun. Her biri bir aileye, bir öğretiye, bir kiliseye, bir halka bağlıdır ve kinler, düşmanlıklar ve kıyımlar bu tarz ayrımlardan doğar. Eğer her biri evreni kendi içinde yoğunlaştırmayı bilseydi, eğer her ego tamamlanmış bir evrene dönüşseydi, eğer her ben tinsel anlamda her sen'e bağlansaydı, eğer insanlık doğaya geri dönse ve Tanrı'yla yeniden uyuşsaydı, her şey farklılığın düzeni, zıtlığın uyumu olurdu."
Kitabın ismini çok seviyorum ve Papani'nin çok iyi yaptığı, Düşsel yolculukla, hissettirdiği duygularla fazlasıyla bağdaştırıyorum.
Düşsel Konçerto'nun ikinci cildi de birinci kitap gibi kısa hikayelerden oluşan bir kitap. Kendine has, bana göre benzeri olmayan bir üslubu ve hayal gücü var Papini'nin, bu kitabında da bu özelliklerini yansıtmış.
Sıradan insanların sıra dışı öyküleri, tarihten aşina olduğumuz isimlerle Düşsel Konçerto'yu büyük bir keyifle okudum.
Papini'nin diğer kitaplarını okuyup sevenler bu kitabını da çok sever ama başlangıç için uygun olmadığını belirtmek isterim ve yazarın herkese hitap etmeyeceğini bilmeme rağmen en az bir kitabını denemenizi tavsiye ederim
"Kavgalılar önüne geldiğinde yeryüzünde bunca huzursuzluğun olmasını, insanların önlerinde koca bir hayat, varoluşun o tatlı kokusu varken küçük, şahsi kıskançlıklarıyla birbirine eziyet etmesini aklı almıyordu."