"Aktif imgeleme insanın içine bakarak kendini gözlemlemesi ve deşmesiydi. Ruhun zenginliği imgelerde gizliydi ve bu da dünyanın yarısı demekti. Ruh zenginliğini kaybeden insan dış dünyaya kapılırdı, dış dünyanın arzu ve korku sarmalında kırbaçlanarak hayatını tüketir ve bir budalaya dönüşürdü. Ruhunu beslemeyen içindeki karanlığı beslerdi. Yani şeytanını..."
"Her şey dönüşür, değişirdi. Hiçbir şey
sabit ve kalıcı olamazdı. Dünyadaki bütünsel denge karşıtlar arasındaki bu
sonu gelmez çekişmenin sonucuydu. Zihin de bundan bağımsız değildi,
zihinsel enerji birbirini dengeleyen zıtlıklar oyunuydu. Ona göre zıtlıklardan
doğan gerilimdi enerjiyi yaratan..."