"Hep bir yola çıkıyoruz, planlar, programlar yapıyoruz. Evdeki hesap çarşıya
uymadığında başkalarına kızıyoruz, bazen kapıları kapatıyor, kendimizi
hapsediyoruz, önümüzdeki duvarı hissediyor ama bir türlü onu yıkamıyoruz.
Bazen olanlara kötü talih deyip geçiyoruz. Kendi trajik hikâyemizi
tekrarlamak zorunda kalıyoruz. “Nereye gittiğimiz önemlidir ancak aynı
derecede önemli olan bir diğer şey de nereye kimin gittiğidir.” Yola çıkarken
fark etmiyoruz bile, kimdir yanımıza aldığımız?"
"Bir yandan dış dünyanın beklentilerine göre üstümüze geçirdiğimiz, içine
sığmaya çalışırken çekiştirip durduğumuz kıyafetler, öte yandan zihnimizin
ürettiği düşünceler, biyolojimizin dayattığı dürtüler, uykumuzda bile
duyduğumuz derinlerden gelen gümbürtüler..."
Bilinmezlik, belirsizlik, korku... Çok tanıdık ve bilinen durumları, bir aşkın gölgesinde okumak inanılmaz keyifliydi. "Mutlak onu da mahvedecek ateş-i ahım."