Fatma Aydın

Beni andıkça şunu da animsamanızı dilerim: Size içinizde en cılız ve bitkin görünen yanınız, sizin en güçlü ve adanmış yanınızdır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşkın Diyalektiği
Puan vermedi
Mütefekkir Rasim Özdenören'in "aşk" üzerine yazdığı denemeler bütününden oluşan "Aşkın Diyalektiği" aşkın kendine özgü mantığını ve beşeri aşk ile ilahi aşk arasındaki bağıntıyı diyalektik yöntemle netleştirdiği özel bir eser. Yazar, dünyevi zemindeki aşk olayının hakikat zeminindeki maşuku bulmanın yalnızca bir ilk durağı olduğunu ileri sürer. Yol ve duraklar bitmez. Yol ne kadar cetinleşirse aşk da o kadar kuvvetlenir.Dünyevi aşkın ulaşılamazlaştırılması bir bakıma ilahi aşkın provası yerine geçer. Bu bölüm İmam Rabbani'nin sözleri ile desteklenir; "Aşk hikayesi kesilmez, sonu yoktur." Engeller aşkın belkemiğini oluşturur. Aşkın köklesmesini ve vazgecilemezliğini belirgin hale getirir. Bu bölümde Tahir ile Zühre hikayesi analiz edilir. Âşığın, âşık olduğunun bilincine varmasında en önemli köşe taşı "ayrılık" dönemi oluyor. Bu bölümde Hz Adem ile Hz Havva'nın dünyada ayrı düşürülme kıssası konuya ilişkin olarak yorumlanıyor. Aşkın cazibe ve güzellikle bağıntısı konusu ise oldukça ilginç. Ortega y Gasset aşkı; " dikkatin nesnesi üzerinde yoğunlaşmasıdır" şeklinde tanımlamış. Bu noktada yazara göre kusursuz bir güzelde bizim dikkatimizi celbedecek bir nokta bulunmuyor. Aşk, kusurlu olana odaklanmakla doğuyor. Picasso'nun estetik kurallarını alt üst eden tablolarına duyulan hayranlık, bu konuya ilişkin etkileyici bir örnek oluşturuyor. İlk görüşte aşk konusunda ise yazar, kişinin burada kendi iradesine değil kozmik iradeye tabi olduğunu söyler. Dolayısıyla âşık olunacak kişi daha öncesinde bilinçaltında vardır. Ve o kişi karşısına çıktığında aşk olmuştur. Bu noktada" alnına yazılmış olan" sevgili olduğu ileri sürülmüştür. En önemlisi de "âşıklık bir istidaddır" yani doğuştan gelen bir yetenektir diyor Özdenören ve konuyu Fuzuli'nın mısraları ile destekliyor; "Bende
Aşk
Aşkın DiyalektiğiRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 2022871 okunma
İki mumun alevini birleştirmeye çabalayan fizikçinin boşuna emeği; Her âşık kendi alevinin biricikliğini korumayı sürdürecektir.
Sayfa 202
Aşk
Aşk, âşığın kalbinde bir başına gelişen bir ateştir ya da ateşten bir duygudur. Bachelard'ın dediği gibi " alev yalnızdır, doğal olarak yalnız; yalnız kalmak ister."
Sayfa 202
Aşk
Puan vermedi
Güzide Sabri'nin "Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Mefkuresi" adlı kitabı, yasak aşkın pençesine takılan genç bir kadının ölümle sona eren kısa yaşamını, ardında bıraktığı mektupları vasıtasıyla anlatan duygusal ve düşündürücü bir kitap. Eserin en önemli özelliği, yazıldığı dönemin (20. yüzyıl başları) toplumsal yaşamında "kadın"ın aile kurumuna verdiği büyük önem ve yasak aşka karşı keskin tavrını trajik bir öyküyle anlatıyor olması. Olay kurgusunun "hastalık" metaforu ve aşk duygusu ekseninde geliştiği öyküde aynı erkeği seven farklı kişiliklerde iki ayrı kadın karakter bulunuyor. Evli ve çocuk sahibi olan Nejat ismindeki doktor, kalp rahatsızlığı olan Fikret adındaki genç bir kadına derin bir aşkla bağlanmıştır. Nejat'ın hissettiği bu derin aşk, Fikret'in hasta kalbinde karşılığını bulmuştur lakin Fikret'in yasak bulduğu bu duygular, onu Nejat'tan olabildiğince uzaklaşmaya sevk eder. Güzide Sabri, sade bir dille ve akıcı bir anlatımla aktardığı bu öykü ile okurlarının zihninde bir takım sorgulamalar başlatıyor; Fikret'in bulduğu çözüm yolu doğru muydu? Bu aşk meşrulaştırılabilir miydi? Eğer meşrulaştırılsaydı zayiat daha mı az olurdu? Öyküdeki kadın karakterlerin kişilik tasvirleri de önem arz ediyor. Fikret'in zarif ve duygusal kişiliğine karşın Mediha'nın yüzeysel ve duygusallıktan uzak tavırları, aşkın en fazla Fikret karakterine yakıştığını gösteriyor. Çünkü, yazarın vurgulamak istediği düşüncelerden biri de aşkın benzer kişilikler arasında derinlik kazanabileceği düşüncesidir. Güzide Sabri'nin bir çok eseri dönemin ünlü dergilerinde yayımlanmış hatta birkaçı da filme aktarılmış. Ama okumanın keyfi başkadır tabi ki. Dönemin yaşam biçimini görebilmek açısından da önemli bir eser olmuş. İlgi duyan okurlara tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar dilerim ️
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · İş Bankası Kültür Yayınları · 20214,001 okunma