Vazgeçiş bir ölüm şeklidir. Ve her vazgecişte insan, yaşamının en az bir parçasını kaybeder... Eğer bir şeye yürekten inanırsan yolun kati surette o şeyle kesişir
_Mehmet Durmaz_
Mehmet Durmaz'ın "İnsiyak" adlı romanı felsefii sorgulama ve tasavvufi öğelerin temele alındığı yarı fantastik türde güzel bir kitap.
Hz. Hızır ve Hz. İlyas peygamberlerin buluşma günü olan "Hıdırellez", kitap konusunun ana çerçevesini oluşturmakla birlikte olay kurgusu "yolculuk" metaforu ve aşk duygusu ekseninde gelişiyor.
Soyut ve somut olmak üzere her iki biçimde irdelenen yolculuk metaforu, baş karakter Kutay Efendi'nin yaşantıları vasıtasıyla ön plana çıkıyor.
Olay kurgusu, Osmanlı Devleti'nin reisulküttaplığını yapan Kutay Efendi'nin haksız bir nedenle zindana atılması ve beş yıl sonra serbest bırakılması sonunda yakın akrabası Emir İhsan Efendi'nin yanına sığınmak istemesi ile başlar.
Bu istek, yol güzergahlarında gizlenen hayret verici olayların ve kişilerin sıralandığı uzun bir yolculuğun da başlangıcı olmuştur.
Baş karakterin tek bir gayeyle çıktığı plansız yolculuk, tevafuken karşısına çıkan kişiler ve olaylar neticesinde kâinatın gizemini neden sonuç ilişkisi içinde görmeyi sağlayan bir mânâ yolculuğuna dönüşür.
Bu dönüşüm, baş karakterin geçmişte yaşadığı haksızlığın gerçek sebebini bulamaması, kâinata ilişkin mânâ arayışı, dolayısıyla kendini araması ve sorgulaması sayesinde gerçekleşir.
Felsefi sorgulamalar ve cevap arayışı kitapta önemli bir yer tutuyor. Cevaplar ise bilge kişilerin sözleri vasıtasıyla ve yeri geldikçe İbn-i Rüşt, İbn Arabî, Sadî Şirazi, Şems, Rumî gibi âlimlerin sözleri ile destekleniyor.
Aşk duygusu ise sorgulanan en önemli muammadır. Her bilgenin aşkı tarif edişi farklı olsa da mânâ aynıdır. Aşk, bu yolculukta sebep değil, sonuçtur.
Bursa ve çevresindeki tarihi ve doğal güzellikleri de ihtiva eden bu güzel eser, doğaya insana ve tüm canlılara farklı pencereden bakabilme kazanımı sağlıyor.
Herkese keyifli okumalar dilerim ️
Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın hazırlamış olduğu Mesnevi Terapi insan ruhuna, gönlüne ve düşüncelerime hitap eden harika bir kitap olmuş.
Kitabın bütününe bakıldığında Nevzat Hoca'nın iki önemli hedefi olduğu anlaşılır: İlk hedef; Mevlana hazretlerinin "Mesnevi"sinin en berrak bir biçimde anlaşılması; ikincisi ise; anlaşılan bilgilerin hayata geçirilmesi.
Kitabın giriş bölümünde çağımızın en önemli sorunu olan "mutsuzluk" sorunu ele alınıyor. Çözüm noktasında ise, insan doğasını bilgece analiz edip gerekli davranış ve düşünce biçimini insan psikolojisine en uygun biçimde yüklemeyi gerçekleştiren bir eser olarak "Mesnevi" nin tekrar keşfedilmesi önerilir.
Nevzat Hoca'nın bu güzel eseri Mesnevi'den seçmiş olduğu 108 tane öykünün analizi ve yorumlanmasından oluşuyor.Her bir öykünün analizi, psikiyatrik, psikolojik ve pediatrik açıklamalar vasıtasıyla yapılıyor.
Her öykünün öncülünü öyküde geçen olumsuz düşünce kalıbı oluşturuyor. Örneğin; "Başkalarının benim hakkımda ne düşündüğü önemli değil" gibi.
Öyküdeki sembol, metafor ve simgesel unsurlar açıklanıp anlam berrakkaştırıldıktan sonra öyküdeki kişiler duygusal zekâ ve vicdani zekâ açısından değerlendiriliyor. Sonuç olarak da başlangıçta verilen yanlış düşünce kalıbının nedeni ve doğru olanın nasıl olması gerektiği açıklanıyor.
Açıklamanın ardından da Mesnevi'de yer alan bir söz paylaşılıyor. Örneğin; "Eski ve tecrübe görmüş akıl sana yeni bir baht bağışlar."
Öykülerin geneline bakıldığında "düşünmek, çalışmak, iyilik, tecrübe, kanaat, bilgi.." gibi önemli düsturların insanı mutluluğa götüren en önemli değerler olduğu vurgulanır.
Mutluluk konusunda vurgulanan felsefe ise, "Ne ile mutlu olabilirim değil; elimdekilerle nasıl mutlu olabilirim?" Prensibidir.
Çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Sindire sindire özümseyerek
Hayatın değişmesi için önce insanların yollarını değiştirmeleri lazım gelir. Herkes karşısındakini gerçekten kardeş bilmedikçe, yeryüzünde kardeşliğin var olmasına imkan kalmaz.