Okumadınızsa mutlaka okuyunuz ve okutturunuz diyebileceğim bir kitap " Bin Muhteşem Güneş.
Afganistan'da Sovyet işgaline karşı direnişle başlayan ve rejim değişikliği ile devam eden savaş ortamında özellikle kadının bireysel ve toplumsal açıdan ezilmişliğini olağanüstü bir kurguyla sergileyen muhteşem bir başyapıt.
Siyasi rejime bağlı olarak erkek hegemonyasıyla kuşatılan kadın kimliğinin yok edilişini çarpıcı bir yaşam öyküsüyle gözler önüne seriyor #Khaledhosseini
İlk bölümde kitap konusu iki boyutlu olarak başlıyor: İki farklı kadın ve iki farklı yaşam.
İlki; Herat'ın zenginlerinden sayılan ve üç evliliği olan Celil'in hizmetçisinden gayrimeşru olarak doğan; Meryem. Harami (gayrimeşru) olmanın bedelini merkezden uzak bir kulübede, anne ve babasının utanç kaynağı olan Meryem.
İkincisi ise; eğitimli ve sevgi dolu bir ailede büyüyen Leyla'dır.
Romanın tepe noktası; bu iki kadının, zorba ve kaba bir adam olan Raşit'le evlenmeye mecbur bırakılarak iki farklı yaşamın aynı kader çizgisinde birleşmesi.
Yazar, Afganistan'daki işgal çarpışmalarını iç savaşları, kayıpları ve harabeti aktarırken bu yıkımın asıl nedenlerini de temel ve yan olaylarla vurguluyor.
Bu nedenlerin başında eğitimsizlik geliyor. Ülkede kitap okumak yasak özellikle kız çocukların okutulması yasak, tarihi eserlerin, müzelerin ve kütüphanelerin korunması yasak ve dolayısıyla hepsi yerle bir ediliyor.
İkincisi İslam'ın anlaşılamamış olması. Bu neden de eğitim yasağının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü bütün kitaplar yok ediliyor.
Yazarın, bilgin, ileri görüşlü, eğitmen ve herkesçe sevilen bir karakter olarak ön plana aldığı Molla Feyzullah ise İslam'ı gerçek anlamda bilen ve uygulayan biri olarak İslami yönetimi savunan fakat İslam'ı anlayamayan yönetime tezat oluşturacak biçimde karşımıza
1950'li yıllarda Çukurova köylüsünün yaşamına kâbus gibi çöken ağalık sisteminin mezalimi karşısında güneş gibi parlayan bir umudun adıdır: İnce Memed
hakkın ve doğrunun savunucusu; zulmün ve haksızlığın isyancısı olarak karşımıza çıkan İnce Memed karakteri; gerek dış görünüşü gerekse karakteristik özellikleri bakımından birtakım toplumsal mesajları da üstlenen bir kahramandır.
Köylünün toprağının ve emeğinin gasp edildiği bir ortamda doğup, yetim bir çocuk olarak çalıştırılan ve zulüm gören İnce Memed'in azılı bir eşkıyaya dönüşmesiyle yazar, zulüm ve kötülüğün en naif insanda bile ortadönüştürücü gücünü göstermek istiyor.
Romandaki tasvirler şahane. Akdeniz kıyılarından başlayan doğa tasviri, Toros dağlarının bitki örtüsünü ve su kaynaklarını tüm canlılığıyla aktarırken okuru, yemyeşil bir ormanın şırıltılı dünyasına alıp götürüyor.
Roman karakterlerinin iyiler ve kötüler olarak ikiye ayrıldığı gibi bitki örtüsü de bu anlamda tercihlendirilmiş gibi.. Ağa zulmünün hüküm sürdüğü alanda köylünün ayaklarını parçalayan, hiçbir hasadın yetişmesine olanak vermeyen "Çakır dikeni" adı verilen dikenlik alan yaygın. Köylünün hakkını korumaya çalışan İnce Memed'in yaşadığı dağlarda ise meşe ağaçları binbir güzellikteki doğa tasviri hâkim.
Doğruluktan yana olan insanların aşkları da güçlü oluyor. İnce Memed, roman boyunca sevdiği Hatçe için her türlü fedakarlığı göze alıyor.
Yazarın vurgulamak istediği diğer bir konu da : Cesaret, yüreklilik, gözüpeklik. İnce Memed'in ufak tefek yapısına rağmen başta Ağa olmak üzere bütün kötülere korku salması; kahramanlık olgusunun daha çok yürekle ilintili olduğu gerçeğiydi. Yazarın bu tezi özellikle Köroğlu destanına atıfta bulunarak desteklemesi çok etkileyici olmuştu.
Anadolu insanının tümüyle birlikte anlatıldığı, yöresel ağız
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma