Fatma Aydın

Fatma Aydın

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.··
19 günde okudu
·
2021 18. kitabı
Rasim Özdenören
8/10 · 21,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·279 syf.··
2021 17. kitabı
Gündüz Vassaf'ın ilk kez okuduğum kitabı oldu " Cehenneme Övgü". İçeriğindeki bilgiler her ne kadar teoride zehir gibi pratikte saklanmakta ise de kayıtsız da kalınamayacak türden. Deneme türündeki yazılar bütününden oluşan kitabında yazar, bireyin özgürlüğünü kısıtlayan güç ve egemenlik unsurlarını (totalitarizm) inceliyor. Totalitarizm, sadece baskıcı güçlerin zora dayalı yöntemlerinde değil; insanın kendi doğasında var olan bazı özelliklerinde de yoğun bir şekilde görülüyor. Yani bu kitap aracılığıyla görebiliyoruz. Örneğin; insanın kendine bir hedef belirleyip ona ulaşmak için harcadığı zaman dilimi, insanı diğer yaşamsal aktivitelerden alıkoyduğu için hedefe odaklanmak totaliterdir. Aynı şekilde " uyum sağlamak" da kendi fikir ve isteklerimize aykırı davranmayı gerektiği için totaliterdir. Yazar genel olarak yaşamı planlanabilir bir süreç olarak görmemeyi, hayatı akışına bırakmayı, alışılmış olanın dışına çıkmayı, zorlukların da mutluluklar kadar gerekli olduğunu ve daha pek çok konuyu açıklarken bu düşünce biçimini, özgürlüğün bir parçası olarak inceliyor. Hayata bakış açımızı tekrar gözden geçirmemizi sağlayan bir kitap olarak, bireysel tutum ve davranışlarımızdaki gizli ama kısıtlayıcı incelikleri görmemizi sağlayan nitelikli bir kitap. İçeriğindeki bazı düşünceler bazılarımıza yanlış ya da çarpık gelebilir. Ama yine de haklı tarafı fazla olan bir kitap. Yazarın asıl vurgulamak istediği ve kitabın geneline yayılan düşünce: Yaşamı uzun vadeli olarak görmemek, ölümün varlığını hatırdan çıkarmamak gerektiği dolayısıyla planlar yaparak kendimize uyguladığımız birtakım yaptırımlara esir olmak yerine yaşadığımız an'ı en güzel şekilde değerlendirmek gerektiğidir. Akıcı anlatımı, çarpıcı çıkarımlarıyla etkileyici bir kitap olmuş Herkese keyifli okumalar dilerim
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
10/10
·128 syf.··
2021 15. kitabı
Kleist'in ilk kez bir kitabını okudum. Hukuk ve adalet arayışını ön plana çıkaran bir kitap. Yazar, adalet ve hakkaniyeti temsilen Michael Kohlhaas gibi güçlü bir karakter oluşturarak örnek bir prototip ortaya çıkarmış. Stefan Zweig'in " Kendileriyle Savaşanlar" kitabında Kleist' in ruhsal bunalımlı iç dünyası, nedenleriyle birlikte inceden inceye anlatılır. Onun felsefî düşünme biçiminden doğan, bunalımlı ruh hali doğal olarak eserlerinde de kendini gösterir. Ancak bu eserinde realistik olaylar dizisinin yanı sıra Michael Kohlhaas karakteri aracılığıyla Keist'in kendi kişiliğinde ki keskin ilkeler çok belirgin bir şekilde görülüyor. 16. Yüzyılda kendine ait bir çiftlikte at tacirliği yapan Michael Kohlhaas, devrin en dürüst ve hakkaniyetli kişisi olarak, ailesi ve çevresindeki tüm insanlar açısından örnek olmaya çalışan bir insandır. Ancak, atlarını kente satmak için götürürken uğradığı haksızlık, maddi kayıplar, hakkını aramak için başvurduğu tüm resmi mercilerin kayıtsız kalışı, haksız olduğunu gösterme çabaları Kohlhaas'ı çileden çıkarır. Yazarın, hakkaniyetli bir insanın hakkını geri almak için yapabileceği her türlü ihlimali kurgulama biçimi çok etkileyici olmuş. Bir insanın uyumlu, huzurlu bir aile ve çiftlik hayatından adil olmayan resmi kurumlara karşı başlatılan amansız bir savaş ortamına geçiş ve bu durumu hazırlayan sebepler çok gerçekçi ve etkileyici bir biçimde kurgulanmış. Peki, savaşı kim kazanacak? Hakkını arayan, yalnız bir çiftçi mi; yoksa keyfi uygulamalarıyla bir taciri zarara uğratan baronlar mı? Sanırım Kleist' in asıl ulaşmak istediği ya da vurgulamak istediği düşünce de bu. Hakkını aramakta kararlı olmak olumlu bir sonuç getirecek mi? İnce fakat güçlü bir hipotez içeren çok etkileyici bir kitap Akıcı anlatımı ve bol aksiyonlu olay zinciri ile
Michael KohlhaasHeinrich Von Kleist · Can Yayınları · 20171,067 okunma