Fatma Aydın

Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·164 syf.··
2021 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 18:17
John Steinbeck, romanlarında genellikle Amerikan'ın Oklahoma eyaletindeki mevsimlik işçilerin sorunlarını konu edinirken çeşitli insan tiplerini de mercek altına alır. Yazar bu kitabında, hayatta kalabilme çabası çerçevesinde mevsimlik işçiler ile fareler arasında benzerlik kuruyor. Bu iki farklı türdeki canlının en büyük benzerliği: Hayallerine ulaşmak için yaptıkları planların daima sekteye uğramasıdır. Mevsimlik işlerde türlü sıkıntılara göğüs geren işçileri, ayakta tutan iki önemli unsur vardır: Gelecekte toprak sahibi olmak hayali ve dostluk. Ancak bu iki unsur George ve Lennie'nin varlıklarını korumalarına yetecek mi? Yazar, okura iletmek istediği mesajları ya da vurgulamak istediği düşünceleri, romanın asıl karakterleri olan George ve Lennie adlarindaki iki yol arkadaşının kişilikleri ve yaşadıkları olaylar aracılığı ile ulaştırıyor. George'nin çelimsiz yapısı ve normal zekasına karşın Lenin'in iri yapısı, olağanüstü kas gücü fakat çok düşük seviyedeki zekası bu iki insanın birbirini tamamlayıcı özellikler olarak karşımıza çıkıyor. Yazarın iletmek istediği en önemli mesajlardan biri de: 'Kötülük, eğer bilinçli bir ifadeyle yapılmışsa kötülüktür' anlayışıdır. Bu mesaj; Lenin karakterinin istemeden yaptığı hatalara mukabil diğerlerinin kasıtlı cinayetleri ile okura gösterilir. Kitapta dikkati çeken diğer bir husus da yazarın canlı doğa tasvileri ve bu tasvirlerde yer alan yılan, balıkçıl kuşu gibi canlıların birbirlerine zarar verişlerinin betimlendiği sahnelerle çiftlik sahipleri ve işçiler arasındaki yıpratıcı ilişkinin benzerliğidir. Kısa fakat yazarın az sözle çok şey anlatabilme başarısı sayesinde etkileyici bir kitap olmuş Kitap hakkında araştırma yaparken yazarın kendi yaşamından ilham aldığı bilgisini edindim. Bu bakımdan realistik özellikleri çok yüksek
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Somut Yayınları · 2011211,4bin okunma
5/10
·352 syf.··
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 22:24
Jose Saramago'yu kitabın her bir sayfasında sorguladım: Bu üstün hayal gücünüzü neden pozitif enerji oluşturabilecek kurgular için sarf etmiyorsunuz? Bilinmeyen bir ülke halkı ile dikdator bir devlet arasında yaşanan gerginlik ve kaos ortamı, uzun süren politik tartışmalar, saçma sapan çözüm önerileri, olay akışının kaplumbağa hızıyla devam etmesi gibi pek çok etmen kitabın okunurluğunu oldukça düşürmüş. Güçlükle okuduğum en çok sıkıldığım kitaplardan biri oldu " Görmek". Beklentimin tamamen altında çıktı. Yazarın "Körlük" adlı kitabının devamı olarak yazıldığı vurgulanmasına rağmen kitabın 5/3. kısmında "Körlük" kitabındaki olay ve kişilerle bağlantı kuruluyor. "Körlük" kitabındaki halkın hükümetin yanlış politikasına kör bakışı eleştirilirken; "Görmek" kitabında halkın, siyasi dejenerasyonu görmesi ve tıpkı körlük zamanlarında olduğu gibi hükümeti görmemesi biçiminde tepkisini göstermesi irdeleniyor. Halkın tepkisini gösterme biçimi; ülkenin başkentinde yapılan ilk seçimde çok çok az kişinin seçime katılması, ikinci seçimde ise halkın yüzde 83'lük kısmının beyaz oy yani boş oy kullanması ile başlıyor. Hükümet organlarının şaşkınlığı ve bu durumun sebebini araştırma çabaları hiçbir sonuç vermeyince, halkın topluca ayaklanması, başkent yönetiminin polis gücü de dahil olmak üzere başka bir bölgeye taşınması sonucunu ortaya çıkarır. Bundan sonra halk, erzak yardımı haricinde devletsizdir. Ve devlet erkanı durumu büyük bir telaş ve merak karışımı bir durumda izlemektedir. Ancak izleyen günlerde devlet sekreterine gelen bir mektup tüm kargaşanın sebebine ışık tutmaktadır. Edebi açıdan; benzetmelerle yüklü uzun cümleler gayet sanatkarane olmuş ancak negatif olay ve durumlar, hassas bir dönemde oldumuzdan dolayı ya da olay akışının çok durağan olmasından "Körlük"
GörmekJosé Saramago · Can Yayınları · 201522,8bin okunma
10/10
·190 syf.··
2021 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 19:35
Aşkın insan ruhundaki gücünü somutlayan birbirinden çarpıcı öykülerden oluşan "Aşk Köpekliktir"; âşık bir insanın - farkında olmadığı fakat- kalıp haline gelen düşünce ve davranış biçimi hakkındaki ince çıkarımlarıyla da etkileyici bir kitap olmuş Yazarın önsöz olarak tanımladığı bölümde aşkın doğadaki tezahürü olarak, rüzgarın yaprağa duyduğu aşk, ironik bir dille anlatılıyor."Rüzgar, yaprakların döküleceğini bildiği için şarkısına başlamıştır." Kitabın anatomisi; İlk bölümdeki sekiz kısa fakat çarpıcı aşk hikayesi ve kitabın diğer yarısını oluşturan " Aşk Köpekliktir" adlı aşk öyküsünden oluşuyor. İlk sekiz öykünün ana karakterleri erkeklerdir. Öykülerin ana fikirlerini şöyle özetleyebilirim: Aşk arayışında olan bir erkeğin hayal kırıklığına uğrama ihtimali yüksektir. Aşk kıskançlıkla birlikte yaşar. Kıskançlığın zirveye çıkması da; acıyı, tedavisi mümkün olmayan hastalıkları ve ölümü getirir. "Aşk Köpekliktir" adlı öyküde ise; âşık bir kadının yarım kalan bir aşkın ardından içine düştüğü duygusal hezimet, ince ince tahlil edilerek aktarılıyor. Kadının âşık olduğu erkek de başka bir kadına aşıktır. Burada yazar âşık bir insanın iz sürmesini, sahibine sonsuz bir sevgiyle bağlı bir köpeğin sadakatiyle özdeşleştiriyor. Yazarın bu bölümdeki "...hem ben onu burada kaybetmedim ki? " Ama burada buldun.. İnsanoğlu öyledir. Olayların yineleneceğini sanır. Onu burada bulduğun için bir gün yine buradan hayatına gireceğini düşünüyorsun"" cümleleri, aşkı ayakta tutan umudun en çarpıcı ifadesi olmuş. Herkese keyifli okumalar dilerim
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201217,2bin okunma