"Gerçekten ölümün ruhunu görmek istiyorsanız, yüreğinizin kapılarını açın hayatın bedenine ardına kadar,. Çünkü hayat ve ölüm birdir, tıpkı ırmak ve denizin bir olduğu gibi.
" Ölüm korkunuz, kendisini onurlandıracak olan kralın huzuruna çıkan çobanın titremesinden başka bir şey değildir."
" Çoban titrerken sevinçli değil midir kralın armasını taşıyacağı için? Yine de asıl farkında olduğu titreyişi değil midir ?"
“Hayatı çalışmak yoluyla sevmek hayatın en derin sırrına ermek demektir. Fakat eğer ıstırap çekerken, doğduğunuz güne lanet edip bedeninizin yükünü taşımayı alnınızın kara yazısı yayıyorsanız, o zaman size cevabım şudur: Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir.”(s-14)
Eğer üzümleri istemeye istemeye ezerseniz, gönülsüzlüğünüz şaraba zehir katar.”(s-15)
“Veririm ama sadece hak edenlere” derseniz sık sık. Ne bahçenizdeki ağaçlar böyle der ne de çayırlarınızdaki sürüler. Onlar yaşayabilmek için verir; Çünkü vermekten kaçınmak yok olmaktır.”