"İyi bir adam o," dedi Nebile." Çok duru,temiz bakar insana,insanın gözlerinin içine bakar."
"Bakarak her şeyi,her güzel şeyi söyler,"dedim.
"Söyler,"dedi sevinerek..
"Bu kadar çok sözü nasıl buldun ki?"
"Dünyada çok şey var."
"Var,"dedi düşünerek.
"Bak şu denize,içindeki kaynaşan yaşama,bak şu göğe,kuşlara,bak şu uğuldayan şehre,bak şu sana,bak şu bana..."
Vay ahmak insanoğlu vay,asıl gülmeyi unutan insanlardır. Şu dünyada dostu,arkadaşı olmayan ,bir sıcak elin tadına,bir bakışın güzelliğine artık bundan sonra varamayan,varamayacak olan da insandır. Umutsuz olan,nankör olan insandır.
Bu bir anı kitabı değil de, bir çocuğun büyürken ülkesinin ve kendisinin,ailesinin,yaşadığı toplumun geçirdiği değişimleri anlatan mini bir roman gibi ...
Arnavutluğun kısa bir siyasi tarihi sanki. Olabildiğince gerçek,olabildiğince bize yakın..
Sonunda kendi gerçekliğini anne babasının dünyasıyla kıyaslıyor .
Hangisi daha ideal?
Hangisi daha gerçek?
Hangisi daha özgür?
Sahi ,özgürlük ne demek?