Kitabı bitirir bitirmez filmini izledim ve yeniden “iyiki kitaplar var” dedirtti. Film 1966 yılında seyirciye sunulmuş. O dönemin teknolojik sınırlarını açık bir şekilde görebilirken aynı zamanda Bradbury’nin hayal gücünün genişliğine de tanık oluyoruz. Yazmış olduğu yıllarda zikrettiği ileri düzeyde teknolojik icatlar yoktu. Ancak maalesef yazarın korkulu rüyasını günümüzde birebir tanık oluyoruz. Konuşurken yüzüne bakmayan insanlar, sokakta göğe kuşa ağaca bakanları garipsemeler, düşünmeyi zahmet bilenler.. ne yazık ki bu kitap bugünün habercisiydi ve “böyle devam ederse...”nin hazin sonucu... Hikayede kitapların yakıldığından bahsederken filmde birebir kitapların yakıldığını görmek paradoksal olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Bunun dışında hikaye güzel ve sürükleyiciydi..